Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/1179 E. 2021/10827 K. 23.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1179
KARAR NO : 2021/10827
KARAR TARİHİ : 23.09.2021

Bölge Adliye Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Dava, 01/10/1983 tarihinde asgari ücret ile en az 1 gün çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak HMK 355 maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereği kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, … ve …’a ait … Ticaret isimli radyo imalatı işyerinde 01/10/1983 tarihinde işe girdiğini ve bir süre işçi olarak çalışmasına rağmen bu hizmetlerinin … tarafından tescil edilmediğini, davacının işe giriş bildirgesinin bulunduğunu, kurumun sigortalama ve teftiş görevini ihmal ettiğini, işverenin prim ödememesi ve/veya davalı kurumun prim tahsil etmemiş olmasının davacının sigortasız kalmasına neden olmaması gerektiğini, davacının çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunu, davacının bu durumdan dolayı sosyal güvenliğinin sekteye uğradığını, davacının mağduriyetinin giderilmesi için …-…’a ait … Ticaret isimli radyo imalatı işyerinde 01/10/1983 tarihinde asgari ücret ile en az 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup, reddinin gerektiğini, her ne kadar dava dilekçesindeki talep sigorta başlangıç tarihinin tespiti olarak belirtilmiş ise de davanın bir hizmet tespiti davası olduğunu, zamanaşımı/hakdüşümü itirazında bulunduklarını, davacının iş bu davası ile talep ettiği dönem üzerinden 33 yılı aşkın zaman geçtiğini, davacının 1 günlük çalışmasının ispatı bakımından işe giriş bildirgesinden başka bir delil sunmadığını, fiili çalışmaya ilişkin başka yazılı bir delil sunulamadığı takdirde bu belgenin ispata yarar bir belge olmadığının açık olduğunu, ayrıca aradan 33 yıl geçtikten sonra davacının anılan işyerinde çalışıp çalışmadığını … sağlıklı tanıkların olmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde dava dışı kim olduğu bildirilmeyen işyerinde 1 günlük bir süre için işçi olarak çalışmış olduğunu iddia ettiğini, ayrıca işbu davanın işverene ihbar edilmesini talep ettiklerini, işverene ihbar edilmesi halinde işverenin dosyaya sunacağı beyan ve delillerin incelenmesi gerektiğini, işbu davanın açılmasına davacı/diğer davalı neden olduğundan mahkeme tarafından davanın kabulü cihetine gidilecek olursa davanın açılmasına sebebiyet vermemiş davalı taraf olan kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine ancak HMK 355 maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereği kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davacının …-… adına işlem gören … sicil nolu işyerinde 01/10/1983 tarihinde asgari ücretle 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine, 506 Sayılı Yasanın 60/G maddesi uyarınca sigorta başlangıç tarihinin davacının 18 yaşını ikmal ettiği 27/07/1988 olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili verilen kararın hatalı olduğunu belirtip, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 79. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı yasanın 2’nci maddesinde genel bir tanım yapılarak, bir hizmet aktine (iş sözleşmesine) dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre “sigortalı” belirtildikten sonra, 3’ncü maddesinde, bu kanun uygulamasında sigortalı sayılmayacak kimseler ile, bazı sigorta kollarının uygulanmayacağı kimseler açıklanmış, 4’ncü maddesinde, bu kanunun uygulanmasında 2’nci maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler “işveren” olarak tarif edilmiş, 6.maddede de, çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacakları hüküm altına alınmıştır. Anılan kanun kapsamında sigortalı sayılmanın koşulları; iş sözleşmesine göre çalışma, sözleşmede öngörülen edimin (hizmetin) işverene ait işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde görülmesi, 3’ncü maddede belirtilen “sigortalı sayılmayan” kişilerden olunmamasıdır. 506 sayılı Kanunun 4.maddesinde ise; “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. “Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Anılan Yasanın 79/10. maddesine göre, bu tür tespit davalarının sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında, davacının çalışmalarının dava dışı … sicil nolu …-… ait işyerinde geçtiği tespit edildiğine göre, talep sonucu işverenlerinde hak alanını ilgilendirdiğinden HMK. 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle tespit edilen işverenlere husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, dahil edilen işverenin göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra, yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi ve …’nın feri müdahil sıfatıyla davada yer alması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı sair yönler incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.