YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10269
KARAR NO : 2011/15383
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.05.2009 gününde verilen dilekçe ile yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 30.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.12.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.Timur Sivri geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenici davalı kooperatifin 19.02.2000 tarihli “dükkan satış sözleşmesi”ne dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı arsa sahibi …, eserin tamamlanmadığını, kaldı ki dava konusu 18 numaralı bağımsız bölümün sözleşme uyarınca kendisine bırakıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Dava konusu bağımsız bölüm arsa sahibine düşen yerlerden olduğundan ve harici satışa değer tanınamayacağından bahisle mahkemece dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, davada dayanılan 19.02.2000 tarihli sözleşme adi yazılı şekilde düzenlenmiştir. Bu sözleşmede “25669 ada 1 sayılı parselde bina inşaatının zemin katındaki ekli projeye göre işaretlenen dükkanın davacıya satıldığı” yazılıdır. Diğer yandan, davalılar arasında 28.02.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmede davalı kooperatifin
yüklenici sıfatıyla hareket ettiği, diğer davalı …’in ise arsa sahibi sıfatı taşıdığı görülmektedir.
Hiç kuşkusuz, 19.02.2000 tarihli sözleşme yüklenicinin yaptığı bir temlik işlemi ise ve temlike ve davaya konu bağımsız bölüm 28.02.1997 tarihli sözleşme uyarınca yükleniciye bırakılan yerlerdense ayrıca yüklenici 28.02.1997 tarihli sözleşmedeki edimlerini sözleşmeye, amacına, fen ve sanat kurallarına uygun yerine getirmişse davacı Borçlar Kanununun 162 vd maddelerindeki alacağın temliki hükümlerinden yararlanarak arsa sahibi olan davalıyı ifaya zorlayabilir.
Ne var ki, tüm dosya kapsamından 25669 ada 1 sayılı parsel üzerindeki binanın zeminindeki 18 numaralı dükkanın 28.02.1997 tarihli sözleşme uyarınca taraflardan hangisine bırakıldığı anlaşılamamaktadır. Bunun dışında, dava konusu bağımsız bölüm yükleniciye bırakılan yerlerden olsa bile yüklenicinin edimlerini yerine getirip getirmediği hususu üzerinde de durulmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle 28.02.1997 tarihli sözleşme kapsamına göre 18 numaralı bağımsız bölümün paylaşmada kime bırakıldığını tespit etmek, bu yer paylaşmada yüklenici kooperatife bırakılan yerlerden ise davacı Borçlar Kanununun 163.maddesi uyarınca yazılı yapılması yeterli temlik işlemine dayanarak dükkanın adına tescilini talep edebileceğinden, yüklenicinin edimlerini yerine getirip getirmediğini saptamak, şayet yüklenici alacağın temliki hükümlerinden yararlanarak taşınmazın tescilini talep edebilecekse davayı kabul etmek, dava konusu bağımsız bölüm arsa sahibine bırakılan yerlerden ise veya yüklenici arsa sahibine olan borcunu sözleşmeye, amaca, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yerine getirmemişse davayı şimdiki gibi reddetmek olmalıdır.
Değinilen bütün bu yönlerin bir yana bırakılarak eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.