Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/13446 E. 2011/15343 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13446
KARAR NO : 2011/15343
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.02.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalılar …, … vekili davanın redini istemiş, davalılar …, …, …, … ve … davayı kabul etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı köye ait 158 ada 1, 157 ada 1, 156 ada 68, 102 ada 31, 156 ada 9 ve 140 ada 1 parsel sayılı meralar lehine; davalılara ait 105 ada 62, 65, 87, 88, 90, 92 ve 94 parsel numaralı taşınmazlar üzerinden fen bilirkişi raporuna ekli 15.10.2010 tarihli krokide belirtilen (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G) harfleri ile gösterilen alan üzerinde geçit hakkı tesisine, karar verilmiştir.
Hükmü, davalı hazine vekili temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.

Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince;
Davaya konu olayda genel yola bağlantısı mevcut olmayan bir taşınmazın yol ihtiyacının giderilmesi için açılmış bir geçit davası söz konusu değildir. Davacının sübjektif arzuları dikkate alınarak köylerine ait meralara geçişin sağlanması için geçit kurulamaz. Mahkemece bu husus gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.