YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15273
KARAR NO : 2011/16325
KARAR TARİHİ : 29.12.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.09.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı köy temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 367 parsel sayılı taşınmazın içerisindeki mevcut yolu davalının genişleterek müdahalede bulunduğunu ileri sürerek müdahalenin önlenmesini, zararı olan 3.000TL tazminatın ödenmesini ve istinat duvarı yapılmasını istemiştir.
Davalılar savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, müdahalenin meni davasının kabulüne, tazminat talebinin kısmen kabulüne ve istinat duvarının yapılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 683.maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davacı açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmünü içermektedir.
Eldeki davada; Pazar Sulh Hukuk mahkemesinin 2007/507 E 2009/ 412 K sayılı dosyasında bulunan 25.03.2009 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve inşaat bilirkişi raporları dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Söz konusu dosyada, davacı …, davalılar ise Balıkçı köyü tüzelkişiliği ve … Hakkı Kambay’dır. Eldeki davada ise davacı …, davalılar ise Güney köyü tüzelkişiliği ve İlhan Pehlivanlar’dır. Açıkça görüldüğü üzere
davalıların taraf olmadığı dosyadaki bilirkişi raporları esas alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılmalı, davacının 367 parsel sayılı taşınmazına davalı tarafın haksız elatmasının olup olmadığı, dava konusu taşınmazda çekişmeli kısmın yol haline getirilip getirilmediği bilirkişi ve tanık beyanlarıyla saptanmalı, istek bunun sonucuna göre değerlendirilerek karara bağlanmalıdır
Değinilen hususlar gözardı edildiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 29.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.