YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1326
KARAR NO : 2011/2302
KARAR TARİHİ : 24.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Beykoz Belediye Meclisinin 13.06.1991 günlü kararına dayanılarak Beykoz 1.Noterliği’nde 09.08.1995 tarihili sözleşme ile 779 ada 9 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, taşınmazda kadastro çalışması yapıldığı halde sicile işlenmesinin unutulduğunu ileri sürerek, 779 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kadastrosunun yaptırılarak adına tescilini istemiştir.
Davalı, davacıya 13.01.1985 tarihinde 184 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 400m² bölümü için tapu tahsis belgesi verilip, aynı yönde 13.06.1991 tarihinde alınan meclis kararı sonrası Beykoz 1.Noterliği’nin 09.08.1995 günlü sözleşmesi ile de satışının vaat edildiğini, idari yargı yerinin görevli olduğunu, kesin hüküm bulunduğunu, dava konusu taşınmazın 2863 sayılı yasa kapsamında kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bölgede kadastro çalışmasının yaptırılması ile tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Fen bilirkişisinin 13.04.2009 tarihli raporunda, dava konusu yerin 184 ada 18 parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde bulunduğu belirtilmiştir. Tapu kaydında, 8.398m² yüzölçümüne sahip arsa niteliğindeki 18 parsel sayılı taşınmazın, ifraz nedeni ile 1987 yılında davalı adına tescil edildiği görülmektedir.
Mahkemece, 2863 sayılı yasa kapsamındaki taşınmazlarda 2981 sayılı yasanın uygulanamayacağı, 2981 sayılı yasa uyarınca verilen tapu tahsis belgesi ve bu belgeye dayalı olarak yapılan satışların geçerli bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kadastro çalışması yapılması işlemi idari bir karar olduğundan ve fen bilirkişi raporundan, tahsise konu yerde 3194 sayılı yasanın 18. maddesi veya 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasa uyarınca imar ıslah planı yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak, karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan, HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onamasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 24.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.