Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1322 E. 2011/2307 K. 24.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1322
KARAR NO : 2011/2307
KARAR TARİHİ : 24.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.06.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, davalıların murisi …kızı …ile Alanya 2. Noterliğinde resen düzenledikleri 14.12.1995 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 111 ada 30 ve 54 parsel sayılı taşınmazlardaki murisin payının satışının vaat edildiğini, taşınmazlarda 3194 sayılı yasanın 18.maddesi uyarınca imar uygulaması yapıldığını, 30 parsel sayılı taşınmazın 1675 ada 2 parsel olarak tescil edilen bu parselde davalılara pay verilmediğini, 54 parsel sayılı taşınmazın 1676 ada 2 parsel olarak tescil edilen bu parselde davalıların 22/1770 şer pay sahibi olduğunu, sözleşmeden doğan edimini yerine getirdiğini ileri sürerek, 1676 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalılar adına kayıtlı payların iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar …. duruşmalarda davanın reddini; davalılar Hatice ile Mehmet Ali, sözleşmenin hile ile düzenlendiğini, bedel ödenmediğini ve zamanaşımı süresinin geçtiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bir davada yer alabilmek için dava ehliyetinin bulunması gerekir. Fiil ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişilerin dava ehliyeti bulunmaktadır. Fiil ehliyeti, bir kimsenin kendi fiili ile haklar kurabilmesi ve mükellefiyetler altına girebilmesidir. Ayırt etme gücü bulunmayanlar, küçükler ve kısıtlıların fiil ehliyeti bulunmamaktadır. Fiil ehliyeti bulunmayan kısıtlılara karşı dava açılması halinde, kısıtlıya, kanuni temsilci atanıncaya kadar yargılama bekletilir.(HUMK-42.madde) Davalı olan kısıtlıya, vasi atandıktan sonra da mahkemeden husumete izin alınması gerekir. Kısıtlılara kanuni temsilci atanmadan yargılama sonuçlandırılamaz.
Somut olayda, davacı Alanya 2.Noterliği’nde 14.12.1995 tarihinde re’sen düzenlenen satış vaadi sözleşmesine dayanmıştır. Bu sözleşmede, vaat borçlusu Ahmet kızı, Emine Odun’un mirasçıları arasında yer alan davalılar … ve …’un vesayet altına alındığı, Alanya Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 20.12.2005 tarihli 2005/427-1492 sayılı kararı ile vasilik kararının uzatıldığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada, vesayet altına alınan davalılara taraf ehliyeti varmışçasına dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Vesayet altına alındığı anlaşılan bu davalıların vasileri belirlenerek, dava dilekçesi usulüne uygun biçimde vasiye tebliğ edilmeli ve vasinin husumet izni alması için kendisine süre verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda saptanan hususlar bir yana bırakılarak, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan, davanın esastan karara bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.