Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/13984 E. 2011/15346 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13984
KARAR NO : 2011/15346
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.07.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, müvekkillerinin 237, 242 ve 244 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalının müvekkillerinin taşınmazlarının üst kısmında bulunan 389 no’lu mera parselinde bulunan kaynak suyunu boru döşeyerek müvekkillerinin taşınmazlarından götürmek istediğini belirterek davalının elatmasının önlenmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu arkların yeni açılmadığını kadimden beri mevcut olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu arkların kadim olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Görüldüğü üzere dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 683. maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile bir şeye malik olan kimse, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Eşyaya, haksız elatma olursa her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebilir. Eldeki davada dosya içerisindeki kadastro paftası incelendiğinde dava konusu arkların kadastro paftasında yer almadığı

anlaşılmaktadır. Kadastro paftasında yer almayan ark üzerinde kadimlik iddiasının ileri sürülmesi mümkün olmayacağından mahkemece elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.