YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17717
KARAR NO : 2013/13865
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-birleşen davacı avukatınca duruşmalı davacı-birleşen davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı-birleşen davacı vekili Avukat … ile davacı-birleşen davalı asil …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının … ilçesinde bulunan DİM Barajının elektrik müteahhitlik işini ihale ile alarak bu işi yapmak üzere kendisi ile anlaştığını, bu anlaşmaya göre bedenen yapılan çalışma ücreti ayrı olmak üzere saati 80 TL’den vinç ile mevcut elektrik direklerinin sökümü, yeniden dikilmesi, malzemenin montajlanması işinde günde 8 saat olmak üzere 200 gün olmak üzere toplam 1600 saat çalıştığını, işin bitiminde davalıya düzenlediği faturanın tebliğine rağmen ödenmediğini, fatura bedelinin tahsili için davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2012/17717-2013/13865
Davalı, davacı ile aralarında işçi işveren ilişkisi dışında bir ticari ilişki olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı … birleşen dava ile; asıl dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere alacaklı olduğu 42.267,79 TL borcun ödenmemesi nedeniyle asıl dosya davacısı aleyhine icra takibinde bulunduğunu, davalının yapılan icra takibine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek; itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; asıl dava ve icra takibinde bu alacağa ilişkin bir açıklamasının olmadığını ve takas talebinde bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı Delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davaya ilişkin davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Asıl davaya ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesi sonucu; davacı, davalı ile yapılan sözlü anlaşmaya dayalı olarak DİM vadisinde bulunan köylere ait ve rezervuar sahasında kalan enerji nakil hattının demontajı ve maksimum su kotu üzerine yeniden tesis edilmesi işinde 200 gün süre ile 1600 saat vinç hizmeti verdiğini iddia etmiş olup, davalı savunmasına esas cevap dilekçesinde davacı ile olan sözleşme ilişkisini kabul etmemiş ise de, 16.05.2011 tarihli keşif sırasında alınan beyanında davacının vincinin yaklaşık 4.5 ay çalıştığını, mahkemece bunun bedelinin hesaplanması gerektiğini beyan etmiştir. Davalının kabulünde olan 4.5 aylık çalışma süresinden daha fazla hizmet verildiğini iddia eden davacının bunu yasal delillerle ispat etmesi zorunludur. Davacı tarafından tek taraflı düzenlenen ve altında davalının imzası bulunmayan faturanın delil değeri bulunmadığı gibi davalı taraf yönünden bağlayıcı niteliği bulunmamaktadır. HUMK.nun 289.(HMK 200) maddesi anlamında davalının acık muvafakatı bulunmadığından olayda miktar itibariyle tanık da dinlenemez ve çalışma süresinin tespitine ilişkin dinlenilen tanıkların beyanlarına itibar olunamaz. Ne var ki, davalı ile … İnş.Ltd.Şti. şirketi arasındaki 16.07.2008 tarihli taşeron sözleşmesine konu işin davacı tarafından alt taşeron olarak ifa edildiği dosya kapsamı ile sabit olup,mahkemece davalıya işi tevdi eden şirket ve enerji nakil hattının işletilmesinden sorumlu kurum ve kuruluşlar nezdinde dava konusu işin hangi tarihlerde başlanarak hangi tarihlerde 2012/17717-2013/13865
tamamlandığı hususuna ilişkin gerekli araştırılmanın yapılmadığı ve mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda işin tamamlanabileceği makul sürenin tespitine yönelik bir değerlendirmenin yeralmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece işin tamamlanma süresine ilişkin ilgili kuruluşlardan gerekli araştırmalar yapılarak gerektiğinde dava konusu işin hangi sürede tamamlanabileceğine dair ek bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Birleşen dava dilekçesi ile davacı …, 10.01.2008-28.01.2008 tarihleri arasındaki döneme ait 4 adet faturaya dayalı 42.267 TL alacağın tahsili amacıyla davalı … aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dava konusu 4 adet faturaya ilişkin olarak asıl dava kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda, davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, dava konusu faturaların her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından bu fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece birleşen davanın kısmen kabulü ile,19.800 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir. Birleşen davanın konusu olan alacağın asıl davaya ilişkin alacakla ilgisi bulunmayan 10.01.2008-28.01.2008 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan 4 adet faturaya ilişkin toplam 42.267 TL olmasına rağmen,mahkemece karara esas alınan miktara asıl davadaki vinç kiralama işine ilişkin 3.5 aylık çalışma süresine konu vinç çalışma bedeli üzerinden yapılan bilirkişi hesaplamasına dayalı olarak ulaşıldığı belirtilmiş ise de,bu hesaplamanın birleşen davadaki delillerle olan bağlantısına dair bir gerekçenin yeralmadığı anlaşılmaktadır. Mahkeme karar tarihi itibariyle yürürlükte olan HUMK 388/2.(HMK 297/1-c) maddesine göre karar gerekçesinde iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeblerin yeralması gerektiği düzenlenmiş olup, bu hali ile mahkemece verilen karar HUMK.nun 388.(HMK 297)maddesine uygun değildir. Mahkemece birleşen davaya ilişkin delillerin değerlendirilmesinde HUMK.’nun 388.(HMK 297) maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
4-Birleşen davaya ilişkin bozma sebebine göre davacı ve davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya ilişkin davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada verilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK 388.(HMK 297) maddesi gereğince BOZULMASINA,(4) nolu bentte açıklanan nedenle tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davacı-birleşen davalıdan alınarak davalı-birleşen davalı ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.