YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14269
KARAR NO : 2011/14873
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.03.2006 ve 15.09.2009 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil, ıslahen mümkün değilse tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davalı … Bektaş ve davalı … hakkındaki davanın reddine, davalı … İnş. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 27.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, 12.05.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemlerine ilişkindir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Davalı tapu maliki Fikret vekili, iyiniyetli malik olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Davalı yüklenici şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat isteminin kısmen kabulü ile 40.000.00 TL alacağın ıslah tarihi olan 12.05.2010 tarihinden itibaren davalı yüklenici şirketten tahsiline, faiz talebi ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “…davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak dava konusu 9 no’lu bağımsız bölüm davacıya yüklenici şirket tarafından önce tarihsiz sonra 15.06.2000 tarihli
yazılı sözleşme ile temlik edilmiş olup temlik borçlusu tarafından verilen talimat ile tapuda mahkemece iyiniyetli kabul edilen davalı … Bektaş’a temlik edilmiş olması nedeniyle yüklenici şirketin temlik işlemi sonuç doğurmamıştır. Burada borçlunun akti sorumluluğu söz konusu olduğundan Borçlar Kanununun 96. maddesi hükmü gereğince tazminat ödemesi gerektiği açıktır.
Mahkemece yukarıda konulan ilke doğrultusunda işlem yapılmış, ancak; ödenmesi gereken tazminat miktarı taşınmaz mülkiyetinin diğer davalıya geçirildiği 20.04.2001 tarihi itibariyle hesaplanmıştır. Ne var ki, davacıların taşınmaz mülkiyetini değil, tazminat isteyebilecekleri davanın açıldığı 29.03.2006 tarihinden sonra ortaya çıktığından başka bir anlatımla, tazminat borçlusu iade için dava tarihinde temerrüde düştüğünden ödenmesi gereken tazminat miktarının taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine göre bulunması gerekir.
Bu nedenle davalılardan Fikret Bektaş’ın kötüniyeti kanıtlanamadığı anlaşıldığından dosya içerisindeki 02.09.2009 tarihli bilirkişi raporunda rayiç değeri belirtilen dava konusu dairenin dava tarihi olan 29.03.2006 tarihi itibariyle değeri olan 80.000.00 TL.nin ıslah tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı yüklenici şirketten tahsiline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından…” hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davalı … Bektaş hakkındaki ve birleşen dosyada davalı … hakkındaki davanın reddine, davalı … İnş. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; davacının bu davalı hakkındaki tapu iptali ve tescil isteminin reddine, 80.000 TL alacağın ıslah tarihi olan 12.05.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı … İnş. Ltd. Şti.den alınarak davacıya verilmesine, davacının faiz konusunda fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı … vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Ancak, dava kademeli olarak açılmış olup; mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda dava tek bir dava olup birinci kademedeki tapu iptali ve tescil isteminin reddi sebebiyle davalı … İnş. Ltd. Şti. yararına mükerrer vekalet ücreti takdiri doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekir
ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 8 numaralı bendinde yazılı “Davalılardan Yamankurt Ltd. Şti. yararına reddolunan kısım (tapu iptali ve tescil istemi yönünden) üzerinden ölçümlenen 8.270 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine” cümlesinin karardan çıkartılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 05.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.