YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15173
KARAR NO : 2011/16189
KARAR TARİHİ : 27.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.03.2006 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 02.09.1996 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizin 05.11.2007 tarihli bozma ilamı ile özetle, “…Dosyada yer alan nüfus kayıt örneğine göre davalı 1329 doğumlu olup, sözleşmenin yapıldığı tarihte 83 yaşındadır. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca tutanağa geçirilen beyanlardan sözleşmeyi düzenleyen noterin vaad borçlusunu tanımadığı, buna rağmen okuma yazma imkanına sahip olduğu kanısına vardığını düzenlediği tutanağa yazdığı görülmektedir. Ne var ki; davalının tanık olarak dinlettiği … davalının okuma yazması olmadığını ifade etmiştir. Gerçekten; 1512 sayılı Noterlik Kanununun 87. maddesi hükmünce sözleşmenin taraflardan birisinin okuma ve yazma imkanı yoksa kanunun 89 maddesi uyarınca yapılacak sözleşmenin hazır bulundurulacak iki tanık huzurunda düzenlenmesi zorunludur. Aksi halde sözleşme yasanın emrettiği şekil koşuluna uygun yapılmadığından geçersiz hale gelir. Bütün bu nedenlerle mahkemece, davalı tanığının beyanı dikkate alınarak sözleşmenin vaad borçlusu olan tarafının okuma yazma imkanına sahip olup olmadığı hususunda taraflardan delilleri
istenip toplanarak sözleşmenin geçerliliği hakkında bir sonucu ulaşılıp çekişmenin esasının incelenmesi yerine değinilen yönün göz ardı edilmesi doğru değildir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma sonrası, davalı (satış vaadi borçlusu) …yargılama sırasında 28.02.2009 tarihinde vefat etmiştir. Satış vaadi borçlusunun mirasçısı olan davalıların davaya katılımı ile taraf teşkili sağlanarak davaya devam edilmiş ve yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyaya davacı tarafça ibraz edilen Fethiye 1. Noterliğinin 26.07.1996 tarihli ve 13566 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Vekaletname” ile davalıların murisi (satış vaadi borçlusu) …’ın Fethiye ilçesi, Ovacık köyü, 99 parsel numaralı taşınmazdaki hissesini tapuda satım vs. işlemler için Ali oğlu, 1963 doğumlu …’ı vekil tayin ettiği ve vekaletname içeriğinden de …’ın okuma yazma bildiği anlaşılmaktadır. Davayı doğrulayan bu ikinci vekaletname nedeniyle satış vaadi borçlusu …’ın okuma yazma bildiği anlaşıldığından, yapılan bu saptama doğrultusunda davanın kabulü gerekirken istemin yazılı şekilde reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, mahkemece davanın reddi üzerine 28.02.2009 tarihinde vefat eden …’a vekalet ücreti verilmesi şeklinde hüküm tesisi ve karar başlığında davalı Mustafa Çoban’ın gösterilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 27.12.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.