Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/5638 E. 2011/15393 K. 26.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5638
KARAR NO : 2011/15393
KARAR TARİHİ : 26.10.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, 31.12.2008 tarihli sözleşme ile davalıdan villa satın alıp bedelini (KDV dahil) ödediklerini, 05.12.2008 tarihinde de tapusunu aldıklarını, sözleşme tarihinde 150 m2 yi aşan konutlar için KDV oranının %18 olduğunu, ancak 16.3.2009 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 13.3.2009 tarihli ve 2009/14802 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 15.6.2009 tarihine kadar uygulanmak üzere net alanı 150 m2 ve üzeri konutlarda KDV oranının % 8 olarak belirlendiğini, davalının fatura düzenlediği 24.4.2009 tarihinde KDV oranının %8 olmasına rağmen kendisinden %18 oranında KDV aldığını, davalının %10 oranına tekabül eden 54.114.71 TL’yi iadesi gerektiğini ileri sürerek bu miktar faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, KDV oranındaki değişikliğin bedeli etkilemeyeceği, davalının sebepsiz zenginleşmesinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların 03.12.2008 tarihli sözleşme ile davalıdan KDV dahil 575.000.00 TL karşılığında daire satın alıp bedelini tamamen ödedikleri, 05.12.2008 tarihinde tapusu verilen daire için davalının 24.4.2009 tarihinde fatura düzenlediği, sözleşme tarihinde uygulanan KDV oranının %18 olmasına rağmen 13.3.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı gereğince 150 m2 yi aşan konutlar için KDV oranının %8 olarak belirlenmesi üzerine davalının faturada KDV oranını %8 olarak gösterdiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Villa 23.4.2009 tarihinde davacılara teslim edilmiştir, dolayısıyla KDV yükümlülüğünün de bu tarihte doğmuş olduğunun kabulü zorunludur. Dosya arasında bulunan 2011/5638-15393
… Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 02.10.2009 tarihli yazısı da bu yöndedir. Esasen davalının bu yöne bir itirazı da bulunamamaktadır. Sözleşmenin düzenlendiği tarihte KDV oranı %18 olup, KDV dahil fiyat %18 KDV oranı gözetilerek belirlenmiştir. Davacıdan %18 oranında KDV almasına rağmen, devlete %8 KDV ödeyen davalı şirket aradaki %10 KDV farkına tekabül eden kısım kadar davacılar aleyhine sebepsiz olarak zenginleşmiştir. Bu durumda davacıların %10 KDV farkını davalı şirketten talep etmekte haklı olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.