Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/3296 E. 2011/4919 K. 14.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3296
KARAR NO : 2011/4919
KARAR TARİHİ : 14.04.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.08.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, dava dilekçesinde … 136, 559, 561 ve 921 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında “İbrahim oğlu …” şeklinde yer alan kimlik bilgilerinin “İbrahim oğlu … “, “… kızı …” şeklindeki kimlik bilgilerinin ise “… kızı … …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, davacı …’nin vefat eden eşi muris “… kızı … …”nin 136 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan “… kızı …” şeklindeki kimlik bilgilerinin “… kızı … …” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece bu talep yerinde görülmüş, ancak hükme geçerken “İbrahim kızı … olarak belirtilen ismin … kızı … … olarak tashihine ve tapuya tesciline” şeklinde ifade edilmiştir.
Dava konusu 136 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağı incelendiğinde; “….’nin 1969 yılında ölümü ile verasetinin kocası … ve kızı …’ye kaldığı, … kendisine asaleten, …’ye velayeten diğer hissedarlarla birlikte iştirakın ref’i ile halen kanuni hisseleri nispetinde zilyet bulundukları muhtar ve bilirkişi beyanlarından anlaşılmakla adına tespiti yapıldı” denilmek suretiyle; 04.10.1970 tarihinde kadastro tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır. Yine, kadastro tutanağına göre “… kızı …”nin 1968 doğumlu olduğu sabittir. Bu durumda kaydı düzeltilen “… kızı …”nin davacının vefat eden eşi “… kızı … …”mi, yoksa tapulama tutanağında yer alan ve kadastro tespitinin yapıldığı 1970 yılında davacının velayeti altında bulunduğu belirtilen “… kızı … …”mi olduğu hususunda tereddüt oluşmuştur. Tapu kaydında isim tashihi davalarında asıl olan mülkiyet aktarımına yol açmamak olduğundan, mahkemece, 136 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağında yer alan ve yukarıda özetlenen bilgiler çerçevesinde oluşan bu tereddütün gerekirse nüfus kayıtları getirtilip tanıklar da dinlenerek giderilmesi ve sonucuna göre mülkiyet aktarımına yol açmayacak şekilde karar verilmesi gerekir. Mahkemece eksik araştırma ve yanlış değerlendirme sonucu verilen karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.