Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/14181 E. 2011/15635 K. 16.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14181
KARAR NO : 2011/15635
KARAR TARİHİ : 16.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.03.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalılar, ceviz ağacının dallarının 3-4 ay önce budandığını, davacıya zarar vermediklerini davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 128 ada 37 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve bu dosyaya celbedilen 2008/304-316 esas ve karar sayılı dava dosyasındaki kadastro bilirkişisi … tarafından 12.10.2009 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen 2 adet ceviz ağacının davacıya ait aynı ada içerisinde bulunan 38 parsel sayılı taşınmaz içine sarkan dalların kesilmesi suretiyle müdahalenin önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan … temyiz etmiştir.
Davacı 128 ada 38 parselin maliki olduğunu, davalıların murisi …’a ait aynı ada 37 parsel sayılı taşınmazın kendi taşınmazına sınır kısmında bulunan iki adet ceviz ağacının dallarının gölge yapması ve yapraklarının dökülmesi suretiyle kendi taşınmazına zarar verdiğini belirterek davalıların müdahalesinin önlenmesini ve zarar veren dalların kesilmesini talep etmiştir. Ancak, davacı 11.11.2008 tarihinde tapu maliki davalıların murisine karşı 2008/306 esas sayılı dosyada dava açılmış, davanın ölü kişiye karşı

açılmış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Eldeki dava da tapu malikinin mirasçılarına karşı 03.03.2011 tarihinde açılmıştır. Önceki davada 12.10.2009 tarihinde alınan fen bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. Oysa eldeki dava açıldığı tarih itibariyle bu davanın esaslı unsuru zararın yani davalı taşınmazındaki ağacın gölge yaparak ya da yaprakları nedeniyle davacı taşınmazında verim kaybına neden olup olmadığının saptanması gerekirdi. Davalılar önce açılan davadan sonra dava konusu ağaçları budadıklarını beyan etmişlerdir. Dava tarihi itibariyle zararın varlığı saptanmadan 2009 yılında alınan rapora göre karar verilmesi doğru değildir. O halde mahkemece dava konusu yerde uzman bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılarak dava konusu ağaçların davacının taşınmazına zarar verip vermediği ve zarar verdiği belirlenmişse zararın nasıl giderileceği konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.