Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/9290 E. 2021/13773 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9290
KARAR NO : 2021/13773
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan … Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, mahkemece verilen 08.04.2014 tarihli karar, Dairemizin bozma ilamı ile “……öncelikle olay hakkında ceza davasının olup olmadığını belirlemek ve maddi olgulara göre, tarafların kusur oranı hakkında kusur raporu aldırmak, sonrasında ise, davalı … şirketinin poliçesinin varlığının araştırılması ile limitleri dâhilinde sorumlu olacağına göre ödeme iddiası üzerinde durmak, 6111 sayılı Yasa nedeniyle tedavi giderleri ve bu giderlere işletilen faizden davalının sorumlu tutulamayacağını dikkate alarak, sadece geçici iş göremezlik ödemelerine ödeme tarihlerinden itibaren işleyen faizi ile sorumlu olduğu tutarı belirlemek…” gereğine işaret edilerek araştırma ve inceleme yapılmak üzere bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Mahkemece bozmaya uyulması sonucu artık bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamakta ise de, bu Kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Eldeki davada ise, mahkemece bozma sonrasında verilen kararda, ilk kararı temyiz etmeyen davalılardan … hakkında ilk kararda kabul edilen tutarlar yönünden oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Diğer taraftan, davalılardan … Sigorta A.Ş’nin kazalı hakkında sigorta poliçesi nedeniyle 19.11.2008 tarihinde 12.969,23 TL tutarlı bir ödemeye ilişkin kayıtların sunulması nedeniyle, bu davalının ödeme iddiasının uyulan bozma ilamı kapsamında ve usulüne uygun şekilde araştırılması ve bu nedenle sorumlu olduğu tutarın yeniden belirlenmesi gereğinin gözetilmemesi de isabetsiz olup, tedavi giderlerine ilişkin 6111 sayılı Yasa’nın 59. maddesi ile 6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1. Maddesinin 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe girmesi karşısında, bu istem bakımından davalı … Sigorta A.Ş hakkında tedavi gideri yönünden davanın konusuz kaldığının dikkate alınması ve bu nedenle davanın açılış tarihi de dikkate alınarak, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum ile davalılardan … Sigorta A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 09.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.