YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14549
KARAR NO : 2011/16455
KARAR TARİHİ : 30.12.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.01.2008 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … Taahhüt Hizmetleri San. Tic. AŞ. tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 15 ada 63 parsel sayılı taşınmazın davacı belediyeye ait iken belediye encümeninin 18.03.2004 tarihli kararına dayanılarak tapu kaydına 26.03.2004 tarihinde davalı … Taahhüt Hizmetleri San. Tic. AŞ. yararına 28 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiğini, intifa hakkı tesisine ilişkin encümen kararının 14.05.2004 tarihli encümen kararı ile iptal edildiğini, intifa hakkının dayanağının kalmadığını ileri sürerek terkin isteğinde bulunmuştur.
Davalı … Taahhüt Hizmetleri San. Tic. A.Ş. Davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı ve davalı … Taahhüt Hizmetleri San. Tic. AŞ. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalı … Taahhüt Hizmetleri San. Tic. AŞ.’ye usulüne uygun olarak 14.06.2011 tarihinde tebliğ edilmiş olup 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra temyiz isteminde bulunulmuştur.
HUMK’nun 432/4. maddesi ve 1.6.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince süresi geçirilen temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-İntifa hakkının terkini davaları bu hak lehine olan kişiye yöneltilmesi gerektiğinden davada pasif dava ehliyeti bulunmayan Tapu Sicil Müdürlüğü
aleyhine açılan davanın reddinde bir usulsüzlük görülmemiş, davacının bu husustaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Dava intifa hakkının terkini istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür.
Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile, taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı ise; hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle kurulabilir. (TMK.m.795)
İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle, harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer(TMK.m.796).
Kanuni intifa hakları hariç (TMK.m.495 vd.) intifa hakkının tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceği kararlaştırılabilir. Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. Kaldı ki, bu gibi durumlarda intifa hakkı sahibinin hakkın sürdürülmesini istemesi hakkın kötüye kullanılmasıdır. Her ne kadar intifa hakkının sona ermesi sebeplerini sayan Türk Medeni Kanununun 796. vd. maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanununun 785. maddesinin kıyasen uygulanması gerekir. Doktrindeki hakim görüş de bu doğrultudadır. (Bkz.Prof.Dr.Şeref Ertaş. Eşya Hukuku Ankara 2004.s.463).
Ayrıca intifa hakkının, iradeyi sakatlayan geçersizlik sebepleri ya da danışıklı işlem iddiasıyla terkini de istenebilir.
Somut olayda, davacı yukarıda açıklanan terkin nedenlerinden hiçbirisine dayanmamış, Belediye Meclisinin verdiği yetkiye dayanarak Belediye Encümeni tarafından davalı şirkete tanınan intifa hakkının tapu siciline tescili kararının yine Belediye Encümenince iptal edilmesi nedeniyle tescil işleminin
dayanaksız hale geldiği, bu nedenle intifa hakkının terkini gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerçekten de, dava konusu taşınmaz üzerinde ana okulu ve kreş binası yapılmak ve 28 yıl süreyle işletildikten sonra belediyeye devredilmek üzere Belediye Meclisi tarafından Encümen yetkilendirilmiştir. Bu yetkilendirme çerçevesinde davalı şirket ihaleye girmiş, taşınmaz üzerine ana okulu ve kreş binasını yaparak faaliyete geçirmiştir. Şirketin sözleşmeden kaynaklanan hakkının tapu kütüğüne tescili için başvurusu üzerine Belediye Encümeni bu istemi yerinde görmüştür. Tapu sicil müdürlüğünde işlem yapılıp intifa hakkı tapu kaydına işlendikten sonra Encümen Kararının usulsüzlüğü nedeniyle yine Encümence 14.05.2004 tarihinde bu karar iptal edilmiştir. Böylece intifa hakkının tapu kütüğüne tescili işleminin dayanağı da ortadan kalkmıştır. Belediye Encümeninin intifa hakkının tescili için verdiği kararın iptalini sağlayan 14.05.2004 tarihli 1291 sayılı Encümen Kararının iptali için de idari yargı yoluna başvurulmamıştır.
Açıklanan tüm bu olgular karşısında tapu kütüğüne tescil edilen intifa hakkının dayanaksız kalması nedeniyle davalı … İnşaat Taahhüt Hizmetleri San. Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü gerekirken reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte yazılı nedenlerle davalı … İnşaat Taahhüt Hizmetleri San. Tic. …nin süresinde olmayan temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran taraflara iadesine, 30.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.