YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10531
KARAR NO : 2022/774
KARAR TARİHİ : 07.02.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, davanın reddine ilişkin karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sonucu Tirebolu İlçesi, Kuzgun Köyü çalışma alanında bulunan yüzölçümleri kadastro tutanaklarında yazılı 124 ada 15 parsel sayılı taşınmaz …, 124 ada 16 parsel sayılı taşınmaz…, 124 ada 17 parsel sayılı taşınmaz …, 124 ada 18 parsel sayılı taşınmaz …, 124 ada 19 parsel sayılı taşınmaz … ve …, 124 ada 20 parsel sayılı taşınmaz …, 124 ada 22 parsel …, 127 ada 11 parsel sayılı taşınmaz …, 127 ada 12 parsel sayılı taşınmaz … ve …, 127 ada 13 parsel sayılı taşınmaz …, … ve…, 127 ada 14 parsel sayılı taşınmaz …, 127 ada 15 parsel sayılı taşınmaz …, 127 ada 16 parsel sayılı taşınmaz … ve …, 127 ada 17 parsel sayılı taşınmaz …, 127 ada 18 parsel sayılı taşınmaz …, 127 ada 19 parsel sayılı taşınmaz …, 127 ada 20 parsel sayılı taşınmaz … adına tespit ve tescil edilmiş, 124 ada 21 parsel sayılı taşınmaz … adına tespit edilmiş, daha sonra hükmen 1/4 pay ile Fatma Kamat, 3/4 pay ile … adına; 124 ada 23 parsel sayılı taşınmaz… adına tespit edilmiş; daha sonra hükmen tescil ile… adına; 127 ada 10 parsel sayılı taşınmaz … ve … adına tespit edilmiş, daha sonra hükmen … ve … adına tescil edilmiştir.
I. DAVA
Davacı …, çekişmeli taşınmazların tapuda kayıtlı olduğunu ve kayden babası …’dan satın aldığını, ancak kadastro işlemlerinin sahip olduğu tapu kaydına aykırı yapıldığını ifade ederek davalılar adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uymadığı ve davacının çekişmeli taşınmazlarda herhangi bir hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2011 tarihli ve 2010/184 Esas, 2011/318 Karar sayılı kararıyla davalılardan vefat ettiği anlaşılan…’in veraset ilamının çıkartılıp dosyaya sunulması ve mirasçılarının davaya dahil edilmesi için davacı tarafa kesin süre verildiği ve kesin süre içinde taraf teşkili sağlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemece verilen süre içerisinde vefat eden davalının veraset ilamının dosyaya sunulduğu ancak bunun Mahkemece görmezden gelindiği, öte yandan Mahkemece dayanak delillerin uygulanmadığını haksız şekilde taraf teşkili yokluğundan davanın reddine karar verildiğini belirterek, Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/184 Esas, 2011/318 Karar sayılı kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yörede yapılan kadastro sırasında davalılar adına tespit ve tescil edilen çekişmeli taşınmaz hakkında davacı tarafından, çekişmeli taşınmazın kendisine ait tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1.Taraf koşulu; 6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartı olup mahkemelerce re’sen gözetilecektir (HMK’nın 115/1). Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davada esastan hüküm kurulamaz.
3.2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
3.2.3. Bilindiği üzere, harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanunun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Ancak böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesi, gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip, doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması, doğru esasa dayanmıyorsa, ilk tesisindeki sınırlara itibar edilmesi, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, böylece yanların dayandığı, usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan, dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi; gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı doyurucu bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir. Öte yandan sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi, ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli rapor ve kroki alınması zorunludur.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Davacı, çekişmeli taşınmazların tapuda kayıtlı olduğunu ve babasından 2004 yılında 02.09.2004 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydı ile kayden satın aldığını, ancak bu tapunun kapsadığı alanların davalılar adına yazıldığı iddiasına dayalı olarak tapu kayıtlarının iptali ile adına tescil isteğinde bulunmuştur.
3.3.2. Hemen belirtmek gerekir ki; taraf teşkili dava koşulu olup, usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulamaz. Öte yandan tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının ayrı ayrı yöntemine uygun şekilde yerine uygulanması ve dava konusu taşınmazların davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı duraksamasız belirlenmelidir.
3.3.3. Bu açıklamalar ve ilkeler karşısında, HMK’nın 355. maddesi de dikkate alınarak inceleme yapıldığında, Mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler ve olgular doğrultusunda tarafların dayandıkları delillerin tam olarak toplandığı ve değerlendirildiği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye elverişli olduğu söylenemez. Somut olayda; Mahkemece, davacı tarafından, 124 ada 23 parselin tapu maliki…’in veraset ilamının temini ve taraf teşkilinin sağlanması hususunda verilen kesin sürenin gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacı …’ın, kendisine yapılan ihtarat üzerine, …’in yasal mirasçılarını gösterir Tirebolu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/452 Esas, 2011/459 Karar sayılı veraset ilamını 08.12.2011 tarihinde dosyaya sunduğu ve bu veraset ilamında…’in yasal mirasçılarının da yer aldığı, öte yandan davalı…’in verasete esas nüfus kayıt örneğinin de dosya arasında bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki davacı tarafından çekişmeli 124 ada 23 parselin ölü olduğu anlaşılan tapu kayıt malikinin mirasçılarının davaya dahil edilmemesi gerekçesiyle, dava konusu olan diğer parseller yönünden de husumetten ret kararı verilmesi isabetsizdir.
3.3.4. Hal böyle olunca; Mahkemece, davacı tarafından ibraz edilen veraset ilamı ve dosya arasında yer alan nüfus kayıt örneği göz önünde bulundurularak, yöntemince taraf teşkilinin sağlanması ve bu yolla taraf koşulu sağlandıktan sonra, davacının dayandığı 02.09.2004 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa haritaları ile getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacının dayandığı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı, hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, dava konusu taşınmazların davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazların tümü ya da bir kısmının tapu kaydı dışında kalması durumunda tapu dışında kalan bölümler hakkında zilyetlik araştırması yapılarak zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
V. SONUÇ
Mahkemece, taraf teşkili sağlanmaksızın ve eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları (3.3.3) paragrafta açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.