YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15351
KARAR NO : 2011/11987
KARAR TARİHİ : 20.07.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin … ili … ilçesi, … ada, … parselde yapmakta olduğu “… Evleri” isimli projeden … blok, kat …, … nolu daireyi, 02.04.2007 tarihli sözleşme ile 248.000-TL’ye satın aldığını, 11.04.2008 tarihinde dairenin teslim edildiğini, ancak sözleşmeye, ilanlara, proj eye, internet ve maket bilgilendirmesine aykırı olarak, … bloğun otoparkla blok içerisinden asansörle doğrudan bağlantısı bulunmadığını, otoparka apartman dışına çıkılıp bahçe içinden geçilerek girilebildiğini, satıştan sonra peyzaj projesinde yapılan değişiklikle … blok önüne kemer görünümlübir yapı inşa edilmesi nedeniyle blok girişinin merdivenlerinin dik yapıldığını, kemerin peyzaja ve yeşil alana hakim olacak görüntüyü kesintiye uğrattığını, kapalı yüzme havuzlarının başka bir yere yapılacakken B2 ve … blok arasına yapıldığını, bu nedenle yeşil alan ve peyzaj alanının küçüldüğünü, konutun pencere ve balkonundan plastik ve çirkin görünümlü havuz çatısının göründüğünü, konutun yan tarafına konulan hidrofor ve havuz havalandırma bacaları su, elektrik vs. araçları nedeniyle diğer konutlardan daha fazla bir gürültü ve görüntü kirliliğine maruz kaldığını, bu tesis
ve eklentilerinin yerinin satış aşamasında bildirilmediğini, taahhüt edilen tenis kortu ve mini futbol sahasının yapılmadığını, bu nedenle konutun değerinin düştüğünü, davalıya çekilen ihtara rağmen sonuç alamadığını ileri sürerek, ayıp ve eksik imalatın giderilmesine, giderilmesinin mümkün olmaması halinde konutta meydana gelen değer kaybının tespiti ile satış bedelinden indirilmesine karar verilmesini istenmiştir.
Davalı şirket, kapalı otoparkla konut arasında doğrudan bağlantı bulunacağına dair bir taahhütlerinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere teknik zorunluluklar ve kot farkından dolayı doğrudan otopark bağlantısı yapılamadığını, tenis kortu ve mini futbol sahası yapılacağına ilişkin bir taahhütte bulunmadıklarını, projenin bütünlüğünü, idari ve teknik gerekler nedeniyle tamamen daire sakinlerinin yararına olmak üzere projede bazı tadilatlar yapıldığını, ilk ruhsatta kapalı havuzların başka bir parselde ticaret merkezinin altında yer almasına rağmen, 14.06.2007 tarihli ruhsat tadilatı ile kapalı havuzların ticaret parseli alanından çıkarılarak proje dahiline alındığını, havuzların davacının konutunun hemen yanında yer alması nedeniyle konutun değerinin arttığını, projeye ismini veren tarihi su kemerinden esinlenilerek sosyal tesis önünde yapılan kemerin ise güzel bir görünüm sağlamak amacıyla inşa edildiğini, peyzaj görünümünü kesintiye uğratmasının yada alanı daraltmasının söz konusu oımadığını, kaldı ki sözleşmenin 15.2 maddesine göre projede, şartnamede, vaziyet planında her türlü değişikliği yapma hakkına sahip olduklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, binadan otoparka merdivenle inişin yapılmamış olması nedeniyle takdir olunan 7.440,OO.-TL değer kaybının satış bedelinden indirilmesine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işlerin giderilmesi, giderilmesinin mümkün olmaması halinde davacının satın aldığı dairede oluşan değer kaybının ödetilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde karar örnekleri bulunan ve aynı gerekçelerle başka davacılar tarafından açılmış dava dosyalarında, bilirkişi heyetlerinin farklı raporlar düzenlediği ve mahkemelerce aynı olay nedeniyle farklı hükümler kurulduğu görülmektedir. HUMK’nun 45/1 maddesinde; aynı mahkemede görülmekte olan davalar arasında bağlantı bulunması halinde davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. Aynı yasanın 45/3 fıkrasında davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında
verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır, kuralı konulmuştur. Dosya içinde karar örnekleri bulunan davalar ile eldeki davanın aynı sebepten doğduğu, davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerlerini etkileyeceği anlaşıldığından davalar arasında bağlantı mevcuttur. Bu nedenle davaların birleştirilerek görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece, bu yön gözetilmeden yanlış değerlendirme ile işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.