Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13385 E. 2011/6858 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13385
KARAR NO : 2011/6858
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 2.6.2003 tarihli ve 3 yıl süreli sözleşme ile pilot olarak çalışmaya başladığını, kendisine tip eğitimi verdirilip harcama yapıldığını ancak davalının hiç bir neden göstermeden 11.11.2004 tarihli ihtar ile sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin 10/c maddesine göre 308 euro ile eğitim için harcanan bedelin sözleşmenin ifa edilemeyen dönemine isabet eden 9.979 euronun tahsili için yapılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmede tek taraflı olarak düzenlenen cezai şart hükmünün geçersiz olduğunu, sözleşme gereğince yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu nedenle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de, imzalatılan taahütnamenin iptali ile borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak 5.000 euro üzerinden itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına % 40 tazminatın davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı dava açısından da davalı-karşı davacının davacı-karşı davalıya 5287 euro borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı-karşı davacının imzalamış olduğu, 1.6.2003 tarihli taahhütname başlıklı belgede; davalı-karşı davacının A320/321 simülatör eğitimlerinin davacı-karşı davalı şirket tarafından karşılanacağı, buna karşılık davalı-karşı davacının 3 yıl süre ile davacı-karşı davalı şirkette çalışacağı düzenlenmiş olup, eğitim giderlerinin ise toplamda 19.170 euro olduğu belirtilmiştir. Anılan taahhütte, pilotun sözleşme süresinden önce işverenin rızası ve onayı olmaksızın işten ayrılması veya haklı nedenlerle … akdinin
2010/13385-2011/6858
feshine neden olması halinde, şirketin adına yaptığı eğitim harcamalarından şahsına isabet eden kısmını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Bu düzenleme, taahhütnamenin tarafına yükümlenen bir yükümlülük olup, ceza-i şart olarak kabulüne olanak yoktur. O halde, davalı-karşı davacı, fesih tarihinden itibaren sözleşme sonuna kadar çalışılmayan döneme isabet eden eğitim giderini ödemekle yükümlüdür. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile bakiye eğitim giderinin cezai şart olarak kabulü ile indirim yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davalı açtığı karşı davası ile, takibe konu taahhütnamenin iptali ile borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, karşı dava açısından 5287 euro bedelden davalı-karşı davacının borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiştir. Ancak bu bedelin ne şekilde hesaplandığı denetlenemediği gibi, karşı dava açısından mahkemece bir gerekçe oluşturulmadan karar verilmiştir. Bu şekli ile ile de hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması gereklidir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, cezai şart alacağının likit ve belirli olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin kabulü ile davalı-karşı davacı aleyhine % 40 tazminata karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerekitirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. Ve 3. Bent gereğince temyiz edilen kararın davacı -karşı davalı şirket yararına 4. Bent gereğince davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 153.35 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine ve yine peşin alınan 142.50 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.