YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17822
KARAR NO : 2011/20130
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 24.6.2008 tarihinde ilaç alımı hususunda sözleşme imzaladıklarını,edimlerini yerine getirdiğini, davalının fatura karşılığı olan 612.409,57TL borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine … 23.İcra Müdürlüğünün 2009/14507 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının yetkiye ve borca itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, yetki itirazında bulunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, … İcraDairesinin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İİK.nun 50/1.maddesinde “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm gereğince HUMK’daki yetkiye dair hükümlerin incelenmesi gerekir.HUMK.nun 9. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu 2011/17822-20130
Belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan yine aynı kanunun 22. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri belirtilmiştir. BK 73.maddesi uyarınca para alacağı aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ikametgahında ödenir. Para alacağına ilişkin davalarda alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olmaları, HUMK.nun 9. maddesi uyarınca genel yetkili olan ve 10. maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. (Bkz. HGK. 5.1 1.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı) Az yukarda açıklanan yasa hükümleri birlikte değerlendirildiğinde somut olayda,dava konusu para alacağı ile ilgili olarak davacı alacaklı kendi ikametgahında icra takibi yapabilir.Öyle olunca mahkemece icra takibinin yetkili icra dairesinde yapıldığı kabul edilerek işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.