YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3932
KARAR NO : 2012/859
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
Davacı … ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile davalı …Ş. arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen Prof. Dr. …, Prof. Dr. …, Prof. Dr….’dan oluşan Hakem kurulu tarafından verilen 17.08.2010 tarihli kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ve dosya … 10. Asliye Hukuk Hakimliğince 25.03.2011 tarih ve 2011/17 D…. sayılı yazı ile gönderilmiş, duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat… ile davalı vekili Avukat …geldi. Hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 3096 Sayılı Kanun’un 4. maddesi ve ilgili 85/9799 sayılı yönetmelik hükümleri kapsamında … 1. HES’in kurulması ve işletilmesi amacıyla 09.09.2004 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca açılmış ve söz konusu barajın menbaında kurulan ve DSİ Genel Müdürlüğü’nce yapılmakta olan Bahçelik barajında su seviyesinin belli bir değere çıkartılması amacıyla su tutulmasından kaynaklanan enerji kaybı sebebiyle oluşan muarazanın giderilmesi, davacının davalı yükleniciye borçlu olmadığının tespiti ve ödemelerin istirdadı istemiyle açılmış, hakem heyetince davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 28.3. maddesinde ihtilâfın hakemde görüleceği ve 29. maddesinde de bu sözleşmenin Türk Hukukuna tâbi olacağı açıklanmıştır. Bu nedenle temyize konu Hakem kararı … İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 28.01.1994 gün 1993/4 Esas 1994/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca maddi hukuk kuralları sözleşme ve ekleri dikkate alınarak HUMK’nın 533. maddesinde sayılan sebepler dışında da temyiz incelemesine tâbi tutulmuştur.
Dava konusu uyuşmazlık bu çerçevede incelendiğinde, ihtilâfın sözleşmenin 11, 14 ve 17. maddelerinin değerlendirilerek çözümlenmesi gerekecektir. Öncelikle deneme işletmesi sırasında davalıya bedel ödenmeyeceği ve ödemelerin barajın işletmeye alınmasından sonra yapılacağı barajdaki elektrik üretiminin azalmasına neden olan başka bir barajın üretime ne derecede etkili olacağı, su azalması var ise enerji kaybı nedeniyle davalıya ödemesi yapılıp yapılmayacağı sözleşmede yer almıştır. Bu hususların tespiti ve ödenmesi gereken miktarın tutarının belirlenmesi için çözümü teknik bilgiyi içeren bu konularda uzman
kişilerin görüşüne başvurulmasında zorunluluk vardır. Esasen bu davanın açılmasından önce konu Uzlaşma Kurulu’nun gündemine de getirilmiş ve kurulda yer alan bir üye barajın işletmeye henüz alınmadığını bu nedenle de bir bedel ödenmesine gerek bulunmadığını açıklamıştır. Bu haliyle konunun çözümü için teknik bilirkişilerden rapor alınmasında zorunluluk olduğundan ve sözleşmenin 29. maddesi uyarınca işin çözümü Türk Hukukuna tâbi olacağından, hakemlerce gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişiler vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, iddia, savunma, sözleşme ve ekleri dikkate alınarak, baraja gelen su seviyesinin azalması sebebiyle davalıya bir bedel ödenmesinin gerekli olup olmadığı, ödenecekse tutarı belirlenip sözleşme hükümleri de takdir olunarak menfi tespit ve istirdat istemleri hakkında sonuca varılmalıdır.
Hakem heyetince bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hakem kararının temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 16.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.