Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/10393 E. 2022/447 K. 20.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10393
KARAR NO : 2022/447
KARAR TARİHİ : 20.01.2022

MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların istinafı üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen, davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne ilişkin kararın davacılar ve katılma yoluyla davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde, dedeleri …’ın ölümü ile geriye dava dışı …, … ve …’un mirasçı olarak kaldığını, … 16/11/1994 tarihinde ölümü ile mirasçıları olduklarını, … ve …’ın bekar ve çocuksuz olduğunu, …’ın kardeşleri … …’u evlat edindiğini, davacıların annelerinden intikal eden miras payı yanında kardeşleri … …’a intikal eden miras payının da sahibi olacağını, taşınmazın 2/3 payının adlarına, 1/3 payının … adına olması gerektiğini, ancak …’ın … …’u evlat edinmesine rağmen nüfus ve tapu kayıtlarında evlat edinme işlemi görünmediği için …’ın bekar ve çocuksuz olarak ölmüş gibi değerlendirildiğini, dava konusu 195 parsel sayılı taşınmazda payların hatalı dağıtıldığını, …’ın bir kısım payını dava dışı … …’e, bir kısım payını ise evlat edinme işlemini bilmesine rağmen muvazaalı bir şekilde ve mal kaçırmak gayesi ölünceye kadar bakım akdi ile davalı …’e devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile veraset ilamında belirtilen oranlarda payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, …’ın 78 yaşında olduğunu, 2013 yılından beri bakıma muhtaç durumda olduğunu, yüksek tansiyon hastası olduğunu, gözünün birinin hiç görmediğini ve yatalak durumda olduğunu, her türlü ihtiyacını giderdiğini, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12/01/2021 tarihli ve 2019/298E. 2021/7K. sayılı kararıyla; tescilin yolsuz olduğu, davalının iyiniyet iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
2.1.Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kök 91 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile dava dışı …’ın 5.460,06m2 ve 714,95m2’lik taşınmazları aldığını, 195 parsel sayılı taşınmazın malikleri olarak … ile … … kaldığını, mirasçıları olarak da tamamının kendilerine geçtiğini, bu nedenle davalı adına kayıtlı payın tamamının iptali ile adlarına tescile karar verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
2.2.Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, iyiniyetli 3. kişi olarak tapu kaydına güven ilkesi gereğince taşınmazı devraldığını, ölünceye kadar bakım akdinin gereklerini de layıkıyla yerine getirdiğini, davacıların kardeşi …’ın evlatlık alındığını da ortaklığın giderilmesi davasında öğrendiğini belirtmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç:
Bölge Adliye Mahkemesinin 03/11/2021 tarihli ve 2021/1161E. 2021/1377K. sayılı kararıyla; dava dışı … adına oluşan 1/6 paylık kısmın yolsuz tescil niteliğinde olduğu, davalının aynı köyde yaşadığı, yakından tanıdığı ve yakın ilişkileri olduğu, …’ın davacıların kardeşini evlatlık almış olduğunu bilebilecek durumda olduğu, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmese de, mahkemece infaz kabiliyeti olmayacak şekilde m2 belirtilerek verilen tapu iptal tescil kararı kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar:
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve katılma yoluyla davalı tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri:
2.1.Davalı temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımın geçtiğini, iyiniyetli olduğunu, bakım yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacıların kötüniyetli olup diğer devredilen taşınmazlara ilişkin dava açmadıklarını belirtmiştir.
2.2.Davacılar temyiz dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı payın tamamının iptal edilmesi gerektiğini, kısmen kabul kararı verilmesini doğru olmadığını belirtmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk:
Hemen belirtilmelidir ki; ketmi verese (mirasçılığın gizlenmesi) davalarında uyuşmazlığın çözümü, hasımlı veraset ilamı alınmak üzere açılacak bir dava sonucu, mirasbırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesi ve davacının bu mirasçılar arasında yer alıp almadığının saptanmasına bağlıdır.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Dava konusu kök 91 parsel sayılı 18.499m2 miktarlı ahşap ev ve … nitelikli taşınmazın 10/01/1978 tarihli tapulama işlemi ile ¼ pay ile Hamza mirasçıları eşi …, çocukları …, … ve … adına tescil edildiği, her ne kadar dosya arasında 04/02/2009 tarih 215 yevmiye numaralı intikal işlemi bulunmasa da Tapu Müdürlüğünden intikale dayanak olduğu belirtilen Düzce 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 24/12/2008 tarih 2008/193E-108K sayılı veraset ilamına göre …’ın 1994 yılında ölümü ile geriye 1/3’er payla çocukları davacılar …’ın mirasçı olarak kaldığı, Cumayeri Sulh Hukuk Mahkemesi 26/12/2008 tarih 2008/308E-313K sayılı veraset ilamına göre …’nin 1986 yılında ölümü ile geriye 3/6 pay oğlu …, 1/3’er payla kızı …’dan olan torunları davacıların mirasçı olarak kaldığı, Cumayeri Sulh Hukuk Mahkemesi 07/05/2007 tarih 2007/98E-86K sayılı veraset ilamına göre …’ın 03/04/2007 tarihinde ölümü ile geriye 3/6 payla kardeşi … ile 1/3’er payla kardeşi …’ın çocukları davacıların mirasçı olarak kaldığı, belirtilen veraset ilamlarına göre yapılan intikalle taşınmazın 6/12 payının …, 2/12’şer payının davacılar adına tescil edildiği, 15/04/2009 tarihinde taşınmazın ifrazen 195, 196 ve 197 parsel olduğu ve aynı paylarla dava dışı … ve davacılar adına tescil edildiği, davaya konu 195 parsel sayılı 12.324,49 m2 miktarlı ahşap ve … nitelikli taşınmazın 6/12 payının … tarafından 27/11/2015 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile davalı …’a devredildiği, dava dışı 196 parsel (5.460m2,06m2) sayılı taşınmazın tamamının 15.04.2009 tarihinde dava dışı … …’e ve 197 parsel (714,95m2) sayılı taşınmazın tamamının 10.08.2009 tarihinde dava dışı Nurten Tütek’e satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.
3.3.2.Davacıların mirasçılık iddiasına ilişkin, Cumayeri Asliye Hukuk Mahkemesi 23/10/2003 tarih 2003/50E,73K sayılı kararı ile …’ın kardeşi …’ın kızı …’ı evlat edindiği, kaydın 09.12.2003 tarihinde nüfusa tescil edildiği, sunulan Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 16/07/2021 tarih 20021/951E-1003K sayılı hasımsız veraset ilamına göre …’ın ölümü ile kızı …’ın mirasçı olarak kaldığı onun da 17/04/2007 tarihinde bekar ve çocuksuz ölümü ile kardeşleri davacılar …’ın mirasçı olarak kaldığı anlaşılmaktadır.
3.3.3. Somut olaya gelince; hem intikale esas alınan veraset ilamları hem de davacıların mirasçılığını gösteren Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 16/07/2021 tarih 20021/951E-1003K sayılı veraset ilamı hasımsız alınmış olup, mirasçılık belgelerinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu gözetilerek bu konudaki uyuşmazlığın hasımlı veraset ilamı alınarak açıklığa kavuşturulması zorunludur.
3.3.4.Ne var ki, davacılar tarafından dosyaya hasımlı veraset ilamı sunulmadığı gibi kendisine hasımlı veraset ilamı alması için olanak da tanınmamıştır.
3.3.5. Hâl böyle olunca; 04/02/2009 tarih 215 yevmiyeli intikal işlemi dosya arasına alınmak suretiyle, davacılara … ve … …’ın mirasçılarını gösterir hasımlı veraset ilamı alması için olanak tanınması, alınacak hasımlı mirasçılık belgesinde davacıların mirasçı olduğu ve taraf ehliyetinin bulunduğu belirlendiği takdirde işin esasının incelenmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken değinilen husus üzerinde durulmaksızın yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile HMK 371 inci maddesi gereğince Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyize konu diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın yatırana iadesine, HMK 373/2 nci maddesi gereğince dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 20/01/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.