Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/12173 E. 2011/14796 K. 02.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12173
KARAR NO : 2011/14796
KARAR TARİHİ : 02.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.04.2011 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, 727 ada 14 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan “14.06.2006 tarih 5561 yev. satış işleminin şartlı yetkiye istinaden yapılmış olması nedeniyle yolsuz tescildir” kaydının usulsüz olduğunu ileri sürerek terkin isteğinde bulunmuştur.
Davalı …, dava konusu taşınmazın …’ya ait iken arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediği …’a vekaletname verdiğini, sözleşme koşulları yerine getirilmeden taşınmazın vekil tarafından …a, onun tarafından da …’ya kısa aralıklarla satıldığını, arsa sahibi ile yüklenici arasında sözleşmenin şartlarının yerine getirilmemesinden kaynaklanan davaların bulunduğunu, belirtmenin de kayda bu nedenle işlendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Yargılama aşamasında davaya dahil edilen … sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle zararı olduğunu, zararı karşılandığında davacının talebinin karşılanabileceğini belirtmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hükmü davalı … temyiz etmiştir.
Dava, beyanlar hanesindeki kaydın terkini istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 1012. ve Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ila 64. maddelerinde yedi bölüm olarak düzenlenen “beyanlar”ın amacı gayrimenkulle ilgili bazı fiili veya hukuki durumlara ya da zaten mevcut bulunan bazı haklara aleniyet sağlamaktır.
Birbirinden farklı konularda beyanlar sütununa yapılan kayıtların bazıları, üçüncü kişilerin iyiniyetini bertaraf etmeye yararken, bazıları ilgilisi yararına karine yaratır. Bazıları ise taşınmaza bağlı bir ayni hakkı ya da şahsi hakkı açıklarken bazı beyanlar da kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamaları açıklar. Bir diğer anlatımla, beyanın niteliğine göre beyana bağlanan sonuç değişmektedir (Oğuzman-Seliçi, Eşya Hukuku, İstanbul 2004, s.204).
Somut olayda da;
Dava konusu taşınmaz … adına kayıtlı iken, … tarafından arsa payı karşılığı inşaat yapı sözleşmesi ile taşınmaz üzerine inşaat yapımını üstlenen…’a inşaat sözleşmesindeki koşulların yerine getirilmesi halinde taşınmazın satışı için vekaletname verilmiştir. Vekil taşınmazı 21.09.2006 tarihinde …’a satmış bir gün sonra da taşınmaz davacıya satılmıştır. Yüklenici ve arsa sahibi arasında sözleşmeden kaynaklanan davalar sırasında tapu sicil müdürlüğü vekaletnamenin şartlı yetkiye istinaden verildiği gerekçesiyle tapu kaydına terkini istenen belirtmeyi işlemiştir. Davacı şimdi bu kaydın terkinini istemektedir.
Tapu sicil müdürlüğü tarafından kayda işlenen bu belirtme, yukarıda da değinildiği gibi beyanların fonksiyonu doğrultusunda taşınmaz satışında usulsüzlük olduğu düşüncesiyle taşınmaza ait hukuki durumu alenileştirmeye ve …’nın yararına onun ihlal edildiği düşünülen hakkını korumaya yöneliktir. Belirtmenin terkini de ancak belirtme yararına olan …’nın usulünce hasım gösterildiği bir davada istenebilir. Diğer bir anlatımla tapu sicil müdürlüğünün pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır.
Her ne kadar belirtme yararına olan … davaya dahil edilmiş ise de …’nın dahili dava yoluyla davalı sıfatı kazanması mümkün olmadığından davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 02.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.