Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2019/6426 E. 2021/14679 K. 23.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6426
KARAR NO : 2021/14679
KARAR TARİHİ : 23.11.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, aksine Kurum işleminin iptali ile Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti ve yapılan kesintilerin iadesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davaya konu uyuşmazlık, 01.02.1992 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı, 13.04.1994 tarihinden itibaren de pnömökonyoz teşhisi ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanan davacı hakkında davalı Kurumca 01.07.2005-16.08.2012 tarihleri arasında kalan dönemde sürekli iş göremezlik derecesinin artması veya azalması nedeniyle yapılan işlemler çerçevesinde gelir ve aylıkların birleşmesi sonucunda oluştuğu iddia edilen fark tutarın yersiz ödeme sayılması nedeniyle davacıdan kesinti yapılmasından kaynaklanmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Yasa’nın 92. maddesinde; “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” hükmü mevcuttur.
01.10.2008 tarihinde yürülüğe giren 5510 sayıl Yasanın 54. maddesi ise, “malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir.” hükmü ile aynı hükümlerin davaya konu uyuşmazlıkta uygulanması gereklidir.
Eldeki davada ise, mahkemece davacı hakkında kurum hatası nedeniyle ödenmesi gereken tutarın 5510 sayılı Yasa’nın 96’ncı maddesinin b fıkrası kapsamında uygulama yapılması gerektiğine dair kabul yerinde ise de, sonuç itibari ile davacının kuruma karşı borçlu olup olmadığının veyahut ne miktarda borçlu olduğunun tespiti istemi hakkında davalı Kurumca 506 sayılı Yasanın 92 ve 5510 sayılı Yasanın 54. maddeleri çerçevesinde yapılan tüm işlemlerin tarihleri itibari ile kapsamı belirlenmeli, davacının sürekli iş göremezlik derecelerindeki artış ve azalmalar gözetilerek yersiz ödeme yapılıp yapılmadığı davalı Kurumdan belgelere dayalı olarak sorulması ile itiraz halinde denetime elverişli şekilde bir hesap raporu ile yersiz ödemelerin miktarı belirlenmeli ve davacıya kurum hatası ile yapılmış fazla ödemenin varlığı saptanırsa bu takdirde 5510 sayılı Yasanın 96’ncı maddesi kasamında uygulama yapılırken, 2012 tarihli Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararı yerine, yersiz ödemelerin varlığını davalı Kurumun tespit ettiği tarih dikkate alınmalı ve alacak ve borçlar bu kapsamda belirlendikten sonra oluşan sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.