Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/16420 E. 2011/11177 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16420
KARAR NO : 2011/11177
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan … Turizm A.Ş. Ile 22.2.1996 tarihinde imzalamış olduğu devre tatil sözleşmesine göre, davalı … A.Ş. ile … Turistik Tesisleri A.Ş.’nin tapuda irtifak hakkı sahibi oldukları … … Tatil Köyünün B-5, B-41 nolu ünitesinde her yılın 22-23. haftasında kullanılmak ve 31.12.2025 yılına kadar geçerli olmak üzere devre tatil kullanım hakkını satın aldığını, sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini, sonrasında işletmenin farklı şirketlere devredildiğini, son olarak … AŞ ile … Örme AŞ.ye geçtiğini, 2005, 2006 ve 2007 yıllarında devre tatil hakkının kullandırılmadığını ileri sürerek, 10.000 TL. Maddi ve 3.000 TL. Manevi tazminatın davalılardan müteselsilen ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … A.Ş. davanın reddini dilemiş, diğer davalılar da, 2007 yılında tüm tatilcilerin davet edildiğini ancak davacının müracaatının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2005 yılı için 2.558 TL, maddi, 2006 yılı için 3.078 TL. Maddi tazminat ile 750 TL. Manevi tazminatın 15.6.2005 tarihinden yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline , fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 2005, 2006 ve 2007 yılları için tatil haklarının kullandırılmaması nedeni ile maddi ve manevi zararlarının ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, 2005 ve 2006 yılı için dava kısmen kabul edilmiş ancak 2007 yılı ve sonrasında davalı tarafça tüm devre tatilcilerin tesise çağrıldığı, çoğunluğunun gelip devre tatil haklarını kullandıkları, talep edilen 20 euronun otelin herşey dahil sistemine geçmiş olması nedeni ile talep edildiği ve davacı tarafa gönderilen yazıda bunun ödenmesinin zorunlu olmadığının belirtildiği, davacının 2007 ve sonrası için tatil hakkını kullanmaması nedeni ile maddi tazminat isteğinde bulunamayacağı açıklanmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu olan bölümün 5 yıldızlı tatil köyü olarak herşey dahil sistemi ile işletildiği, odalarda yapılan düzenlemelerle yiyecek içecek üretimi için alanın kaldırıldığı açıklanmıştır. Davalı tarafça davacılara gönderilen tarihsiz yazıda, tesiste herşey dahil sistemine geçildiği, kişi başı 20 euro ödenmesi halinde bu sistemden yararlanabilecekleri ancak zorunlu olmadığı, tesisin devam eden inşaat ve yenileme işleri nedeniyle 2007 sezonunda hizmete açılamadığı, devam eden işler nedeni ile otelin açılış tarihinin 15.7.2007 günü olarak belirlendiği, yenileme ve bakım bedellerini ödenmesi gerektiği bildirilmiş, 15.3.2008 tarihli yazıda da yenileme ve bakım bedellerinin ödenmesi ve kişi başı 25 euro ödeme yapılarak herşey dahil sisteminden yararlandırılacağı ve tesise gelip tatil yapabilecekleri belirtilmiştir.
Devre tatil sözleşmelerinde; tesis işletmecisi ve yatırımcısı bu sözleşme ile tatilciye belli dönemlerde tesisten yararlanma , kullanma, konaklama, kiralama hakkını belli bir bedel karşılığı tanımakta, devre tatilci de, başlangıçta peşin yada kısa süreli taksitle sözleşme bedelini ödemekte ayrıca her yıl tesisin bakım ve işletme bedeli olarak da cüz’i bir bedel ödemektedir. Bu hali ile, devre tatil sisteminden yararlanmak üzere sözleşme yapanlar genellikle, mütavazi bir bütçeye sahip, makul seviyede harcanacak bir bedel ile her yıl belli bir dönemde tatil yapmak isteyen kimselerdir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, davalı taraf davacı ile müzakere etmeden, yeni sözleşme yapmadan veya mevcut sözleşmeyi karşılıklı olarak müzakere ile tadil etmeden oteli herşey dahil sistemine çevirmiş ve devre tatilcilerden bu sisteme geçiş için yaptırdığı yenileme
ve lüks sayılabilecek iyileştirme bedellerini aidat olarak talep etmiştir. Bu hali ile, devre tatilcilerin rızaları dışında, sözleşme ile öngörülen amaç aşılarak ek külfet getirecek şekilde artırılan aidat bedellerini ödeme yapmaları şartı ile, tatil hakkından yararlanmaya zorlanamayacaklarının kabulü gerekir. Kaldı ki, tatilcilerin kullanımına tahsis edilen odalardaki mutfak sisteminin değiştirilmesi nedeni ile kullanım zorluğu getirildiği de açıktır. O halde, devre tatilcilerin değiştirilen sistemle tatil hakkını kullanma zorunlulukları bulunmadığının kabulü ile 2007 yılı için de maddi tazminata ilişkin olarak talebe haklarının bulunduğu kabul edilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. Bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına bozulmasına,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 7.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.