Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/9084 E. 2011/11017 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9084
KARAR NO : 2011/11017
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

… vekili avukat … ile 1-… 2-… vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.3.2010 tarih ve 263-186 sayılı hükmün Dairenin 2.2.2011 tarih ve 10933-1539 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı vekili müvekkilinin dava dışı şahıs adına kayıtlı 1986 Model 2040 John Dere marka traktörü bedelini ödemek suretiyle davalılardan haricen satın aldığını, traktörün devrinin sağlanmaması nedeniyle kayıt malikinin borcundan dolayı haczedilerek elinden alındığını, müvekkilinin ödediği bedelin tahsili için yaptığı icra takibine de itiraz edildiğini belirterek, haksız olarak icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına %40 ‘tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davacının kararlaştırılan bedeli sözleşmeye uygun ve tam olarak ödememesi nedeniyle müvekkillerinin de kayıt malikine borçlarını ödemediklerinden traktörün devrinin sağlanamadığını, kayıt malikinin borçları sebebiyle haczedilmesinde müvekkilerine, atfedilebilecek, kusur bulunmadığını, ayrıca davacının traktörü 6 yıl kullanmış olması nedeniyle oluşan zararın bedelden mahsup edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda “davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalıların itirazlarının 13.300 TL asıl alacak, 587,02 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine” karar verilmiştir.
Mahkemece, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.02.2011 tarih 2010/10933 esas 2011/1539 karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, bu kez davacı vekilince yasal süresi içinde karar düzeltilmesi talebinde bulunulmuş olmakla dosya yeniden incelendiğinde;
1-Davacı vekilince karar düzeltilmesi sebebi olarak ileri sürülen sair hususlar HUMK 440. Maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uygun olmadığından sair taleplerin reddine,
2-İİK’nun 67. maddesinin 2. fıkrasına göre, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme
emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise, başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ve kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olmasıda şart değildir. Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi gereği hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle davacının sair taleplerinin reddine, ikinci bentte yazılı nedenlerle Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına, ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün ikinci paragrafında yer alan “Alacağın likit olmaması nedeniyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine” cümlesinin çıkarılarak “Davacı için asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatı takdirine” cümlesinin eklenmek suretiyle mahkeme hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 4.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.