YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5189
KARAR NO : 2011/15536
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … İşhanında bulunan 1109 numaralı büronun 1984 yılından beri kiracısı olduğunu, davalının 17.3.2006 tarihinde binanın tamamını satın aldığını, satın aldıktan sonra kendisini tahliye ettirmek için hukuk dışı yollara başvurduğunu, 3 adet asansörden ikisini kapattığını, ortak yerlerin temizliğini yapmadığını, merkezi klima sistemini kapattığını, binanın giriş ve çıkışını bariyerlerle kapatmak suretiyle işhanının kapalı olduğu izlenimi vererek kendisinin ticari faaliyetlerini engellediğini, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi ve 20.000TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, hiçbir kiracıyı zorda bırakacak davranış yapmadıklarını, taşınmazı satın aldıktan sonra binanın tamamında imar amaçlı tadilat yapmak istediklerini ve akitleri yenilemeyeceklerini bildirdiklerini, tadilat için gerekli izinleri aldıklarını, davacının mecuru sözleşmede seyahat acentası olarak kullanılacağı kararlaştırıldığı halde başka … için kullandığını, tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının dava konusu büroyu 1.6.1984 tarihli kira sözleşmesi ile seyahat acentası olarak kullanmak üzere … İnşaat ve İşl.A.Ş. … Bölge İşletme Müdürlüğünden kiraladığı, davalının bu taşınmazı satın almakla eski malikin halefi olarak kiralayan sıfatını kazandığı, kira sözleşmesinin 8. maddesinin 6. bendine göre ” .. Kiracı seyahat acentası olarak kiraladığı işyerindeki iştigal mevzuunu değiştiremez. Başka herhangi bir şekilde kullanamaz veya bir işe tahsis edemez ..” hükmünün bulunduğu, bu sözleşmeye göre davacının bu işyerinde Doğal Çavdar Ekmeği Üretimi ve Pazarlamasından dolayı davalıdan maddi tazminat talebinde bulunamayacağı, binada yapılan tadilat ve tamirat işlerinden dolayı davacı kiracının işyerine giriş-çıkışının can ve mal emniyeti bakımından tehlike arzettiği, B.K.nun 49. maddesine göre davacının manevi tazminat talep etmesi yerinde olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine,
2011/5189-15536
manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 2.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, kira sözleşmesine dayanarak kullanmakta olduğu işyerine ait binanın tamamının davalı tarafından satın alınması nedeniyle davalının binada yapmakta olduğu tadilat ve tamiratlardan dolayı işyerini kullanmasını engellediğini ileri sürerek uğradığı maddi zararlarının tazminini talep etmiş, mahkemece kira sözleşmesinde kiralananın seyahat acentası olarak kullanılacağı, başka bir şekilde kullanılamayacağı, başka işe tahsis edilemeyeceği hususlarının kararlaştırıldığı, davacının bu işyerinde ekmek üretimi ve pazarlama işi yaptığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Keşif sonucu düzenlenen 26.1.2009 tarihli bilirkişi raporuna göre, dava konusu binada bulunan üç adet asansörden ikisinin kapalı olduğu, davacının işyerinin bulunduğu katta bir kısım onarım işlerinin yapılmakta olduğu, koridor aydınlatmasının seyyar lamba ile yapılmakta olduğu, binanın giriş kapıları tarafında sac paravanların olduğu ve emniyet hatlarının çekili olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı, binada tamirat ve tadilat yapmak için yasal izinleri almış ise de, davacı kiracının kiralananı kullanmasını engelleyecek şekilde işlem yaptığı anlaşılmaktadır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda davacı, kiralananı kullanamamasından mütevellit maddi zararlarının tazminini isteyebilir. Öyle olunca mahkemece tarafların maddi tazminat talebi hususundaki delilleri toplanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Mahkemece, davalı tarafından davaya konu binada yapılan tadilat ve tamirat işlerinden dolayı davacı kiracının işyerine giriş-çıkışının can ve mal emniyeti bakımından tehlike arz ettiği gerekçesiyle, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. B.K.’nun 49. maddesi hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için; kişilik hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerekir. Kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı değildir. Sözleşmenin ihlal edilmesinden dolayı kişilik haklarının zarar gördüğü kabul edilemez. Mahkemece olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak manevi tazminat isteminin tümden reddi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, ikinci bent gereğince davalı yararına BOZULMASINA, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.