YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18902
KARAR NO : 2011/6850
KARAR TARİHİ : 27.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtayati haciz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
İhtiyati haciz isteminde bulunan, borçlu …’ ın aralarında akdettikleri konut kredisinden dolayı ödemesi gereken 40, 41 ve 42. taksitlerini vadesinde ödenmemesi üzerine borçlu ve kefilleri …… ve … aleyhine 04.09.2009 tarih ve 8295 sayılı ihtarname ile (üç adet 617.70.TL’ lık taksitlerin 7 gün içinde ödenmesi yoksa 33.704.96.TL’ nın muaccel hale geleceğinin bildirildiğini belirterek kefiller yönünden 07.09.2010 tarihinde 30.865.00.TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesi istemiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; karar ihtiyati haciz talep eden tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya 2010/18902-2011/6850
tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki temel ilişki tüketici kredilerinden konut kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
İhtiyati hacizle ilgili İİK.’ nun 258. maddesinde mahkemeden söz edilirken sadece yetkili mahkeme gösterilmiş, görevli mahkeme hakkında bir belirleme yapılmamıştır. Mahkemelerin görev ve yetkileri kanunla belirlendiğine ve bu konuda da kanunda açık hüküm bulunmadığına göre genel kurallar uygulanacaktır. O yerde görev bakımından özel mahkeme bulunuyorsa o mahkeme, ayrı bir özel mahkeme kurulmamışsa genel mahkeme özel mahkeme sıfatıyla ihtiyati hacze karar vermelidir. 4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre ihtiyati hacze de özel yetkili Tüketici Mahkemesi tarafından bakılması gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi, yok ise ara kararıyla tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre bu aşamada sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 27.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.