YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12346
KARAR NO : 2011/14986
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.03.2009 gününde verilen dilekçe ile Gayrimenkul Satış Vaadine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Menderes Noterliğinin 21.06.2001 tarihli ve 6648 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesine dayanarak dava konusu 704 ve 705 parselde satış vaadi borçluları davalılara ait miras hak ve hissenin iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar İsmet, Gülcan, … davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olup, satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davalarının kabulü için sözleşmenin ifa olanağının mevcut olması gereklidir. Elbirliği ortaklığına konu bir taşınmazda elbirliği ortaklarından birinin miras payını ortaklık dışı bir kişiye satmayı vaat etmesi halinde sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerlidir. Ancak elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Fakat elbirliği ortaklığına dahil paydaşlar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmışsa iştirak bozulmamak kaydıyla satıcı elbirliği ortağının payının alıcı elbirliği ortağının
payına ilave edilmek suretiyle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı vardır.
Somut olayda; dava konusu taşınmazlar 25.12.1969 tarihinde vefat eden tarafların kök murisi Hasan … adına kayıtlıdır. Davaya dayanak satış vaadi sözleşmesi ile de davalılar Yaşar, İsmet, Gülcan, Fatma ve … (satış vaadi borçluları), davacı …’a (satış vaadi alacaklısına) dava konusu 704 ve 705 parsellerde miras hak ve hisselerinin tamamını 500.000.000 TL’ye satmıştır.
Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/429 E. – 421 K. sayılı veraset ilamına göre davacı ve davalıların Hasan …’ın mirasçıları oldukları görülmektedir. Başka bir deyişle gerek satış vaadi borçluları davalılar, gerekse de davacı taşınmazın elbirliği ortaklarından olup, davacının tereke dışında üçüncü bir kişi olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı bulunduğundan, mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 06.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.