YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16652
KARAR NO : 2011/5635
KARAR TARİHİ : 13.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisi ve davalının kömür alım satımı ile uğraşan esnaf ve şirket olduklarını, davalı ile birlikte yakacak odun ihalesine girmek için 22/01/2006 tarihinde anlaştıklarını ve ihaleye girdiklerini, ihalede 41.496.00 TL’lik odun satın aldıklarını, üzerine düşen miktarı 16/03/2006 tarihinde davalı şirket yetkilisi…e 23.000.00 TL olarak makbuz karşığında ödediğini, nitekim …’in…deposuna yaptığı ödemede … …nın 20.160,00 TL yi … olduğunu kendi el yazısı ile not olarak düştüğünü, ayrıca bakiye kalan kısım için 4.400,00 TL bedelli senedi davalı şirkete verdiğini, sadece 3 kamyon teslim edilmesine karşın teminat olarak verilen senedin icraya konulduğunu, 2.750,00 TL ödemek zorunda kaldığını, teslim edilmesi gereken odunların halen teslim edilmediğini, ayrıca icra dosyasından 2.000,00 TL para daha tahsil edildiğini, davalıdan alacaklı olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak takip yapıldığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile fazladan tahsil edilen paranın istirdadını,% 40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile karşılıklı olarak anlaştıklarını ve 1.1.2008 tarihli protokol düzenlendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/16652-2011/5635
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki işbu dava ile taraflar arasında imzalanan adi ortaklık sözleşmesi uyarınca eksik teslim olunan mal bulunduğu gibi verilen teminat senedinin de davalı tarafından icra takibine konu edildiğini, fazladan ödeme yaptığını belirterek borçlu olmadığının tespiti ile fazladan tahsil edilen paranın istirdadını istemiştir. Davalı, davacı ile arasındaki adi ortaklık ilişkisi ve sözleşmesine karşı çıkmamış ancak 1.1.2008 tarihli protokol başlıklı belgeyi sunarak aralarındaki adi ortaklıktan kaynaklanan alacak borç ilişkisinin tasfiye edildiğini savunmuştur. Oysa ki, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davalının dayandığı 1.1.2008 tarihli protokolün değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Böyle olunca mahkemece, davanın bu yöndeki itirazları ve 1.1.2008 tarihli protokol hükümleri irdelenerek gerektiğinde bilirkişiden bu hususta ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 122.95 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.