Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18272 E. 2011/11181 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18272
KARAR NO : 2011/11181
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı … şirketi ile 25.6.1994 tarihinde 30 yıl süreli devre tatil sözleşmesi imzaladığını, 2008 yılına kadar sözleşme şartlarını yerine getirdiğini, 2008 yılında tatil hakkını kullanmak üzere müracaat ettiğinde, tesise girişinin kabul edilmediğini, sebep olarak da tesisin diğer davalıya devir edildiği ve davacının tatil hakkının tapuya şerhi bulunmadığının gösterildiğini, oysa devir edilmesinin tatil hakkını kullanımını engellemeyeceğini ileri sürerek, devre tatil hakkının sözleşme sonu 25.6.2024 tarihine kadar devam ettiğinin tesbitine, muarazının men’ine , tatil hakkının kullandırılmaması nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın tesbiti ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … şirketi, davacının ödemesi gereken bakım giderini ödemediğini savunmuş, diğer davalı şirket de, davacıya karşı sözleşme ile sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalı ATİ şirketi hakkındaki davanın pasif husumetten reddine, 2008 ve 2009 yılları için 4.900 TL. Maddi tazminatın davalı … şirketinden tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ile davalı … şirketi arasındaki 25.6.1994 tarihli devre tatil sözleşmesinde, …’s Hotel’s Saphire anekslerindeki … nolu odanın 9 nolu devresinin 30 yıl boyunca kullanımının davacıya tahsis edildiği
anlaşılmaktadır. Dava konusu tesisin davalı … şirketi tarafından diğer davalı ATİ Şirketine işletmesinin 6.10.2007 tarihinde devir edildiği anlaşılmaktadır. Davalı ATİ şirketi işletmeyi devre tatil sistemini bilerek devir aldığına göre yani işletmeyi tüm hak ve borçları ile devir aldığına göre tatil sahiplerinin kullanım haklarının bulunduğunu bilmemesi düşünülemez. Bu nedenle davacıdan sözleşme sonuna kadar tatil hakkını kullanma isteğinin mi yoksa sözleşmeyi fesih isteğinin mi bulunduğu sorularak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, davalı Ati şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesi ile davacının diğer yıllara ilişkin zararının saklı tutulduğuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Davacı, 2008 yılında tatil hakkını kullanmak üçere müracaatında davalı tarafça tesislere alınmadığı ve davalının muaraza çıkardığı iddiası ile manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece, kişisel bütünlüğe saldırı bulunmadığından manevi tazminat isteği reddedilmiştir. Davacı, tatil yapmak üzere tesislere gittiğini ve kapıdan çevrilip tesislere alınmadığını ispat etmelidir. Öyle olunca, davacıdan bu yönde delilleri sorulup toplanmalı, davacının ihtilaf konusu dönemde tatil yapamamasının somut olarak belirlenmesi amacıyla davacıya bu yönde tanıklarını bildirmesi için süre verilmeli, bildirilen tanıkların çağrılarak dinlenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gerekçe ile manevi tazminat reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 7.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.