YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3690
KARAR NO : 2011/20732
KARAR TARİHİ : 27.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının, eşine karşı boşanma ve ortak malların tazmini ile maddi manevi tazminat davası açılması için kendisine 20.8.2008 tarihinde vekaletname verdiğini, taraflar arasında avukatlık ücret sözleşmesinin de imzalandığını, 17.9.1008 tarihinde, boşanma davası ile birlikte 100.000 TL maddi, 30.000 TL manevi ve 125.000 TL ortak mal paylaşım bedeli olarak toplam 255.000 TL tutarında tazminat davası açtığını, ancak davalının ilk duruşmadan önce 20.10.2008 tarihinde kendisini haksız olarak azlettiğini, vekalet ücretini ise ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500,00 TL’nin tahsilini istemiş, 10.11.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle de talep miktarını 19.750,75 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, davacıyı vekil tayin edip, ücret sözleşmesi imzaladığını, ancak talimat verinceye kadar dava açmaması konusunda anlaşmalarına rağmen, davacının talimatı olmadan ve bilgisi dışında boşanma davasını açtığını, görevinin dışında özel bazı konularla ilgili sorular sormasının da kendisini rahatsız ettiğini, bu nedenlerle davacıyı haklı olarak azlettiğini, ücret talep etme hakkının olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir
Mahkemece, hükme esas alınan 3.11.2010 tarihli bilirkişi raporu gereğince azlin haksız olduğu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne, 7.500 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup davacı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle, 7.500,00 TL alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır. 3.11.2010 tarihli bilirkişi raporunda, davacının talep edebileceği vekalet ücretinin 19.750,75 TL olarak belirtilmesinden sonra davacı tarafından 10.11.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talep miktarı 19.750,75 TL’ye çıkarılmış olmasına rağmen, mahkemece ıslah dilekçesi dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:1. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 333.50 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 27.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.