Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/13265 E. 2011/14693 K. 01.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13265
KARAR NO : 2011/14693
KARAR TARİHİ : 01.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 30.03.2011 gün ve 2011/2938-4126 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, 18.10.1995 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, davada dayanılan satış vaadi sözleşmesinin vekalet görevi kötüye kullanılarak düzenlendiğini, çekişme konusu 689, 690 ve 691 sayılı parsellerin davacıya teslim edilmediğini, davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımının gerçekleştiğini, kaldı ki vekilin vekalet görevinden azledildiğini, davada gösterilen bir kısım kişilerin de davadan önce öldüğünü, satış bedelinin emsallere göre çok küçük kaldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davadan önce öldüğü anlaşılan …öyler ve …söyler aleyhlerine açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 689, 690 ve 691 sayılı parsellerdeki paylarının iptali ve davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiş, karar Dairemizin 30.3.2011 tarihli ilamı ile “…Davalı …’nin vekil …’i vekaletten azil iradesinin, davacı …’a 10.10.1995 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle, azilden 10.10.1995 tarihinde haberdar olan davacının, azledildiğini bildiği Rukiye vekili …’le 18.10.1995 tarihinde yaptığı sözleşmeye dayanamayacağı
bu nedenle Rukiye payına yönelik açılan davanın reddi gerekeceği…” gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK’nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacının, davalı … Doğru Söyler hakkındaki karar düzeltme istemlerine gelince;
Somut olayda davalılar, vekilleriyle işlem yapan davacının el ve işbirliği içinde bulunduklarına dair tanık dinletmiş, emsal olabilecek mahkemenin 2006/203 esas sayılı dosyasını da delil olarak sunmuştur. Dosyadaki tüm delillere göre, davacının Türk Medeni Kanununun 3.maddesi anlamında iyiniyetli olup olmadığı, başka bir ifadeyle vekilin vekalet görevini azle rağmen kötüye kullandığını bilip bilmediği veya kendisinden beklenen bütün özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak olup olmadığı hususunun mahkemece değerlendirilip tartışılması gerekir.
Değinilen bu husus bir yana bırakılarak, eksik inceleme ve araştırma ile davanın kabulü doğru olmadığından kararın açıklanan nedenle bozulması gerekirken maddi hata sonucu yazılı gerekçe ile bozulduğu bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme istemi açıklanan nedenle kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, 2.bent uyarınca kabulü ile Dairemizin bozmaya ilişkin 30.3.2011 tarih 2011/13265-14693 sayılı ilamında davalı … hakkındaki bozma gerekçesi ilamdan çıkartılarak bozma nedeni olarak yukarıda 2.bentte açıklanan bozma gerekçesinin yazılmasına, hükmün yazılı gerekçe ile BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 02.12.2011 gününde karar verildi.