YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12701
KARAR NO : 2011/14815
KARAR TARİHİ : 02.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 1973 ada 222 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı, 1973 ada 222 parsel sayılı taşınmaz için tahsis belgesi verildiğini 29.12.1989 tarihinde arsa bedelini ödediğini belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemece istem kabul edilerek dava konusu parselin tamamının tapu kaydının iptaline karar verilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucunda bilirkişilerden dava konusu taşınmazın ve üzerindeki binanın değeri konusunda rapor alınmıştır. Oysa, bilirkişilerce, dava konusu imar parselinin oluşturulması sırasında şuyulandırmaya tabi tutulan bu parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip
kesilmediği, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekirdi.
Dosya içindeki mevcut tescile esas dağıtım cetvelinin incelenmesinden düzenleme ortaklık payının (DOP) belirlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yapılan inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiğine göre 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak bilirkişilerden tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden bakiye kalan miktarın hesaplanması konusunda rapor alındıktan sonra kalan miktarın tesciline karar verilmesi gerekirken parselin tamamının tapu kaydının iptaline karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 02.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.