YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4283
KARAR NO : 2022/2851
KARAR TARİHİ : 14.04.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01/12/2010 gününde verilen dilekçe ile harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, 2. kademede alacak istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/12/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının dava konusu 305 parselin 5060 m2’sini, 75.550 Alman Markı bedel karşılığında davalıların babası …’den satın aldığını, o tarihten beri malik sıfatı ile kullanarak taşınmaz üzerinde iyileştirmeler yaptığını, …’in ölümü ile taşınmazın davalılara intikal ettiğini ve davalıların da davacıya tapu devrini yapmadıklarını açıklayarak, 305 parselin 5060 m2’sinin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline, bu olmaz ise ödenen miktar ile yapılan iyileştirme bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, dava konusu taşınmazın tapulu taşınmaz olması nedeniyle haricen satışın geçersiz olduğunu, satış sözleşmesi olarak sunulan belgede, 305 parselin satışına ilişkin açık ifade bulunmadığını, kaldı ki bu belgede sadece davacıya değil dava dışı Veli Hayıtlı’ya da satışın yapıldığından bahsedildiğini, kimin kaç m2 yer aldığının ve ne kadar ödeme yaptığının belli olmadığını, davacının yaptığını iddia ettiği yapının kaçak yapı olup yıkımının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece ilk olarak davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.03.2017 tarihli, 2014/27349 Esas, 2017/3898 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Davalıları vekilinin karar düzeltme talebi, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.02.2019 tarihli, 2017/13489 Esas, 2019/1619 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.03.2017 tarihli, 2014/27349 Esas, 2017/3898 Karar sayılı bozma ilamına uyularak harici satış sözleşmesinde belirtilen miktarın uyarlama ve denkleştirici adalet ilkesi gözetilmek suretiyle dava tarihinde ulaştığı miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından ve Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/334 Esas sayılı dava dosyası içeriğinden dava konusu yeri davacının kullandığı anlaşılmaktadır. Davacının kullanımı devam ettiği sürece hükmedilen tazminata faiz yürütülmesi doğru değil ise de; bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca hüküm sonucunun (1.) bendinde yer alan “dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte” ibaresinin çıkarılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.