Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4018 E. 2011/14625 K. 18.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4018
KARAR NO : 2011/14625
KARAR TARİHİ : 18.10.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava mliktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … komisyoncusu olduğunu, dava dışı şahsa ait konutun davalı alıcıya satımı için 20.8.2004 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını ancak davalının tapudan devrin yapılmadığı gerekçesiyle alımdan vazgeçtiğini, oysaki bölgedeki taşınmazların devrinin tapuda değil, … Bankası aracılığıyla yapıldığını, devri işlemlerinin daha sonra tamamlandığını, kendisinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının komisyon ücretini ödemediği gibi icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davacı tellalın satışın 10.9.2004 tarihinde yapılacağını taahhüt ettiğini, tapuda devir yapılmasını isteyince de, tapudan devir yapılamayacağını, haricen bankada temlik sözleşmesi yapılabileceğini öğrendiğini, bunun üzerine satıştan vazgeçtiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tellalın tarafları bir araya getirip sözleşmeyi yaptığını, alıcı davalının sözleşmeden kendi ihtiyacı ile vazgeçtiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı … ait dairenin davalıya 175.000 dolara satılması hususunda 20.8.2004 tarihli sözleşmenin yapıldığı ve sözleşmede davacının tellal olarak yer aldığı hususu ihtilafsızdır. Davalı, sözleşmeye ve satıma konu dairenin tapusunun verilememesi nedeniyle satımdan
2011/4018-14625
vazgeçtiğini savunmuş, davacı ise bölgedeki konutların hep bu şekilde olduğu, toki tarafından yapılan evler olduğu için bankada devir sözleşmesi yapılmasının yeterli olduğunu, tapunun daha sonra verildiğini iddia etmiştir. BK.nun 404.maddesinde “tellallık bir akittir ki, onunla tellal, ücret mukabilinde bir akdin yapılması imkanının hazırlamaya ve akdin icrasına tavassut etmeye memur edilir” hükmü bulunmakta olup, aynı yasanın 405.maddesinde ise “yaptığı karşılık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca, tellal ücrete müstehak olur” hükmü vardır. Anılan bu yasa hükümleri uyarınca tellalın yaptığı hazırlıkların ve yaptığı işlerin akdin kurulmasına yönelik olması gerekir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, tapunun verilemeyeceği, bankadan hakkın devri suretiyle taşınmazın devredileceğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Tellal olan davacı, davalının tapudan devir yapılamayacağını bilerek sözleşmeyi imzaladığını da ispat edememiştir. Kendisine tapudan devri yapılması imkansız olan davalının bu nedenle alımdan vazgeçmesi haklı olup, davacı bu itibarla herhangi bir ücret isteyemez. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.