YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14164
KARAR NO : 2011/15542
KARAR TARİHİ : 15.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 10.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin pul yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı … Belediyesi, davacıların dayandığı tahsis belgesi şerhinin 12 sayılı parsele işlendiğini ve oradan hak sahipleri adına tescil yapıldığını, dava konusu 2611 ada 1 sayılı parselde davacıların hakları olamayacağını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı … Belediyesi temyiz etmiştir.
Uygulamada kısaca, İmar Affı Kanunu olarak bilinen 2981 sayılı yasanın 1.maddesi hükmüne göre kanunun amacı; imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat, tespit, değerlendirme, uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemektir.
Görülüyor ki; kanun imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki yapı maliklerini hedeflemiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacılar, 16.07.1986 tarihli tapu tahsis belgesine dayanmıştır. Tapu tahsis belgesinde, kendilerine 346.84 m2 yüzölçümündeki bir yerin tahsisinin yapıldığı görülmektedir. Yapılan bu tahsis 2611 ada 12 sayılı parselin tapu kaydına işlenmiştir. Davalı … Belediyesi, 122 m2 yüzölçümündeki 1 sayılı parseli şuyulandırma suretiyle kazanmış olup, bu parsel kaydına tapu tahsis belgesi verildiği şerhi işlenmemiştir.
Dosyada bulunan Kadıköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1245 esasında kayıtlı dava dosyasının incelenmesinden ise, aynı davacıların büyükşehir belediyesi aleyhine aynı nedene dayanarak dava açtıkları, açılan davanın kabul edildiği, 12 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Dava dosyasındaki 16.06.2003 tarihli bilirkişi raporunda ise, davacılara yapılan tahsisin 346.84 m2 olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı (DOP) tenzilinden sonra davacıların tahsise dayalı olarak talep edebilecekleri miktarın 236.01 m2 olacağı hesaplanmıştır. Kısaca ifade etmek gerekirse davacılar, dayandıkları 16.07.1986 tarihli tapu tahsis belgesi kapsamında alacakları olan 236.01 m2 yüzölçümündeki yeri 2611 ada 12 sayılı parselden elde ettiklerinden, artık eldeki davada aynı tahsis belgesine dayanarak daha fazlasını isteyemezler. Diğer taraftan olayda Türk Medeni Kanununun 724.maddesinde öngörülen temliken tescil koşulları da oluşmamıştır.
Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı bazı gerekçelerle kabul edilmiş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.