YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12643
KARAR NO : 2011/15377
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
… vekili avukat … ile 1-… 2-… vekili avukat … Dağ aralarındaki dava hakkında Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 5.2.2010 tarih ve 500-29 sayılı hükmün Dairenin 11.4.2011 tarih ve 2010/18970/5582 sayılı ilamıyla dilekçenin reddine karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı. Davalı …’un kardeşi olup Bismil ilçesinde kain tapunun 160ada 3 parselde kayıtlı bulunan hissesinin tamamını devretmesine karşın bedelini almadığını, teminat olarak 37.000 TL’lik senet düzenlendiğini, karşılığının vadesinde ödenmediğini, diğer davalı yediemin olarak senedi elinde tuttuğunu ileri sürerek 37.000 TL’nin davalılardan tahsilini dilemiş, 30.8.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle de; Davalı ve dava dışı kardeşi … ile aralarında ticari ilişki mevcut olduğunu, ortaklık sırasında aralarında ihtilaf vuku bulduğunu, aile büyükleri ile eşraftan araya girenler huzurunda anlaşıp mal paylaşımı yaptıklarını, anlaşma uyarınca kendi edimini yerine getirdiğini, adına kayıtlı taşınmazı hakkında icra takibi bulunan … yerine Davalı kardeşine devrettiğini, …’ında oluşacak zararı karşılayacağı taahüdünde bulunduğunu, ortaklık malı olan Sanayi mahallesindeki dükkanı borçsuz devretmeyi ve 4.500 TL … borcunu ödemeyi ve pikabın da borçsuz devrini taahhüt etmesine karşın bu edimlerini yerine getirmediğini, 30.000 TL’nin davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Davalılar davanını reddini dilemişlerdir
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davalı maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının …’a yönelik tüm ve Davalı …’a yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2011/12643-15377
2-Davacı eldeki bu davayla kardeşi bulunan Davalıya 160 ada 3 parseldeki hissesini devretmesine karşın bedelini almadığı gibi, teminat olarak düzenlenip diğer davalıya verilen senet bedelinin de ödenmediğini ileri sürmüş ıslah dilekçesiyle de dava dışı kardeşinin icra tehdidi altında olması nedeniyle, taşınmazı davalı kardeşine devretmesine karşın kardeşinin kendi edimini yerine getirmediğini, ortaklık malı olan taşınmazı borçsuz devretmeyi taahhüt ettiklerini, ileri sürmüştür. Mahkemece Davacı tarafın vakıaları değiştirdiğinden bahisle ve tapunun devri aşamasında bedelin nakden alındığı gerekçesiyle dava reddedilmişse de, davacı davasını ıslah etmiş olup ıslah isteminde bulunulması halinde HMUK.nun 83. ve devamı maddelerinde davalı yanın muvafakatına gerek bulunmamaktadır. Öyle olunca mahkemece; ıslah dilekçesi nazara alınarak 5.9.2005 tarihli anlaşma tutanağı irdelenerek protokolde bahsi geçen dükkanın borcuyla ilgii taraf delilleri toplanıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulduğu anlaşılmış olup, sehven bir başka dosyanın bozma ilamı dosyaya konulduğu anlaşılmakla, Davalı yanın bu yöne ilişkin maddi hatanın düzeltilmesine dair isteminin yerinde olduğundan, maddi hatanın düzeltilmesine, sehven konulan 11.4.2011 gün ve 201/18970 esas ve 2011/5582 sayılı bozma ilamının dosyadan çıkartılmasına ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenle Davalı yanın maddi hatanın düzeltilmesine dair isteminin kabulü ile, Dairemizin 11.4.2011 gün ve 2010/18970 esas ve 2011/5582 karar sayılı bozma ilamının sehven dosyaya konulduğu anlaşılmakla, dosyadan çıkartılarak, Davacının birinci bentte açıklanan nedenlerle, sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentTe açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın Davacı yararına BOZULMASINA, maddi hatanın bu şekilde düzeltilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.