Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/3868 E. 2022/978 K. 10.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3868
KARAR NO : 2022/978
KARAR TARİHİ : 10.02.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, Vakfıkebir İlçesi Karatepe Köyü 128 ada 27 parselde kayıtlı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davacıya ait 128 ada 23 parselde kayıtlı taşınmazın bir kısmını da içine alacak şekilde davalı İdare adına tespitinin yapıldığını, davacının okuma yazma bilmemesi ve tek başına yaşaması sebebiyle tespit tutanağına itiraz edemediğini, taşınmazın yaklaşık 30 yıldır davacının zilyetliğinde olup, ekilip biçildiğini belirterek nizalı 128 ada 27 parselde davacıya ait olan kısmın iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/06/2014 tarihli ve 2012/106 E., 2014/278 K. sayılı kararıyla; 29/06/2007 tarihinde kesinleşen kadastro tespitinde 23 parsel sayılı taşınmazın davacı, 27 parsel sayılı taşınmazın ise davalı idare adına tespit ve tescil gördüğü, davalı idare adına tespite esas 23/11/1989 tarihli eski tapu kaydında yüzölçümü 392,00 m² olarak belirtilmişse de dinlenen mahalli bilirkişi anılan tapu kaydının zemine uyduğunu, belirtmesi ve yine davalı tarafça dosyaya sunulan 02/11/1989 tarihli tutanak başlıklı belgede davacının da imzasının olduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 06/07/2017 tarihli 2015/9585 E., 2017/5244 K. sayılı kararıyla; “ …Tespite esas tapu kaydının oluşumuna dair kroki, yüzölçümünün 392.00 metrekare oluşu ve kuzey sınırının davacının adına okuması karşısında, fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün, kaydın kapsamında kaldığı yönündeki değerlendirme hatalı olduğu, öte yandan; kaydın oluşumuna dair 02.11.1989 tarihli yer gösterme tutanağında davacı …’ın da imzasının olduğu, bu imza ile taşınmazın Hazine’ye ait olduğunu kabul ettiği yönündeki gerekçe de, söz konusu tutanağa dayalı olarak çizilen basit krokinin ve miktarının, fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen dava konusu bölümü kapsamadığının anlaşılmış olması nedeniyle doğru olmadığı , bu nedenlerle Hazine tapusunun 03.12.2013 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen çekişmeli ve temyize konu bölümü kapsadığı düşünülemeyeceği, Bu nedenle araştırılması gereken hususun davaya konu taşınmaz bölümünde davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığının olduğu vurgulanarak yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, daha önce yapılan keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, ziraatçı bilirkişi aracılığı ile yeniden yapılacak keşifte; yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmaz bölümünün öncesi, niteliği, kullanım durumu, zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, süresi, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı, imar-ihyanın tamamlandığı tarihten tespit tarihine kadar davacı yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolup dolmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanlar arasındaki mevcut ve doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeye çalışılması, ziraatçı bilirkişiden çekişmeli taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliğini, ne kadar süredir ne şekilde kullandığını bildirir, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması, fen bilirkişisinden ise keşfi takibe elverişli krokili rapor alınması, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları bilimsel esaslara göre hazırlanmış bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen karar
Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17/10/2018 tarihli ve 2018/8 E., 2018/1019 K. sayılı kararıyla; mahalli bilirkişilerden … ve Osman Alkinin dava konusu alanı köy halkının birlikte kullandığını, mahalli bilirkişi … ve …’in dava konusu yerin kime ait olduğunu bilmediğini beyan ettiği, davacı tanıklarının dava konusu çekişmeli alanın davacıya ait olduğunu, …’dan 30-40 yıl evvel satın aldığını beyan ettikleri görülmekle her ne kadar dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğu belirtilmişse de dosyada bunu kanıtlar nitelikte delil bulunmadığı, yapılan keşif neticesinde bu durumun ispat edilemediği, davacı tanıkları davacının çekişmeli yeri …’dan aldığını beyan etmişlerse de bunu kanıtlar nitelikte dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine dair karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, Keşif mahallinde dinlenen tanıkların 3 tanesinin beyanlarında dava konusu taşınmazı davacının kullandığını beyan ettiğini belirterek mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

6.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti başlıklı 14. maddesinde “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir. (Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 – 5403/26 md.) Sulu veya kuru arazi ayrımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır.”
İhya edilen taşınmaz mallar başlıklı 17.maddesinde “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir. İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz.” düzenlemeleri yer almaktadır.
6.3. Değerlendirme
6.3.1. Kadastro sonucunda Trabzon İli Vakfıkebir İlçesi Karatepe köyü çalışma alanında bulunan 128 ada 27 parsel sayılı 670,71 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, 23.11.1989 tarihli 2 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı, hududunda okunan yolların kadim yol olduğu belirtilerek sağlık evi ve bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit ve tespite itiraz edilmeksizin 29.06.2007 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
6.3.2. Mahkemece, davacı tanıklarının dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğunu beyan etmişlerse de bunu kanıtlar nitelikte dosyada delil bulunmadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine dair hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
6.3.3. Çekişme konusu 128 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tespite esas alınan tapu kaydı, 23.11.1989 tarihinde idari yoldan oluşmuş olup basit krokisi mevcuttur. Çekişmeli taşınmaz 670.71 metrekare, tespite esas tapu kaydı ise 392.00 metrekaredir. Dayanak tapu kaydının ve tapunun oluşumuna dair basit krokinin kuzey sınırının davacı …’ın adını okumakta olduğu, bozma sonrası yapılan keşif neticesinde dosyaya sunulan 26.06.2018 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda davacıya ait 128 ada 23 nolu parsel ile dava konusu (A) harfi ile gösterilen alanın çayır vasfında olduğu, parselin etrafına bakıldığında dava konusu (A) alanı ile 128 ada 23 parsel sayılı taşınmazın bütünlük arz ettiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Ayrıca dinlenen tanık beyanlarının destekler mahiyette taşınmazın evveliyatından beri çayırlık olduğu ve davacı tarafından kullanıldığı yönünde olduğu anlaşılmıştır.
6.3.4. Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
V. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasa’nın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.