YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5079
KARAR NO : 2013/13870
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … isimli kişinin ricası üzerine davalı bankadan asıl borçlu olarak Volkan Karabağ ‘ın kullandığı tüketici kredisi sözleşmesine kefil olduğunu, ancak ceza mahkemesindeki deliller itibariyle asıl borçlunun sözleşmedeki imzasının sahte olması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, … isimli kişiyle banka görevlileri arasındaki usulsüz işlemler ile kredi kullanıldığını öğrendiğini, asıl borçlunun sözleşmedeki imzasının sahte olması ve asıl borçluya yapılan takip semeresiz kalmadan kendisinin maaşına haciz konulması nedeniyle yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalı bankaya yapılan ödemelerin tahsilini ve takip miktarının % 40 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile, davacının borçlu olmadığının tespitine, davacının ödediği 12.436 TL’nin ve takip alacağı olan 19.072, 47 TL üzerinden hesaplanan % 40 oranına tekabül eden 7.628, 98 TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2013/5079-13870
2-İcra İflas Kanunun 72/5. maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra, alacaklı davalının ayrıca kötüniyetli olması da gerekir. Başka bir deyişle, davalı alacaklı icra takibi yapmakta kötüniyetli değilse aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Dava konusu olayda, davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafından ispat edilmediği gibi bu hususta dosyada herhangi bir delil de bulunmamaktadır. Bu durumda davalı aleyhine kötüniyet tazminatı şartlarının oluştuğu kabul edilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarını reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün Beşinci fıkrasının bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (koşulları oluşmadığı için davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 27.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.