YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13534
KARAR NO : 2011/15171
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.05.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı, davalı ile 11.10.2002 tarihinde yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davalıya murisinden intikal eden 5873 ada 7 ve 9 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerini satın aldığını belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescilini mümkün olmadığı takdirde taşınmazın değerine tekabül eden 16.948,44 TL’nin yasal faizi ile birlikte tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı yargılamaya katılmamış, savunmada bulnmamıştır.
Mahkemece tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmiş,ikinci kademedeki tazminat talebine ilişkin olarak bir hüküm kurulmamıştır.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satış vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve yukarıda açıklandığı üzere taşınmaz elbirliği mülkiyetine tabi olup sözleşmenin ifa olanağı
bulunmadığından yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda tescil isteğinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olup davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı dilekçesinde tescil isteğinin kabul edilmemesi halinde sözleşmeye konu taşınmazın değerine tekabül eden tazminat isteğinde bulunmuştur. Mahkemece tescil isteği reddedilmiş ise de kademeli istem hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Davacının temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte sayılan nedenlerle reddine, 2 bentte sayılan nedenlerle kabulü ile hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.