YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2148
KARAR NO : 2022/929
KARAR TARİHİ : 09.02.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istekli dava sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince verilen 27/04/2021 tarihli, 2020/1330 Esas, 2021/730 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 09.02.2022 Çarşamba günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile temyiz edilen davalılar … … v.d. vekili Avukat … ile Avukat …, davalılar … v.d. vekili Avukat … geldiler, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan babaları …’ın 22 ada 37 parsel sayılı taşınmazını oğulları; davalı … ile bir kısım davalıların mirasbırakanı …’e satış suretiyle temlik ettiğini, … ve … tarafından da taşınmazın ortağı oldukları diğer davalı şirkete devredildiğini, devirlerin mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı yapıldığını ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişler; cevaba cevap dilekçelerinde, taşınmazın, mirasbırakandan davalılara devredilen 103 m2’lik kısmını dava konusu ettiklerini belirtmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, bedelini ödeyerek satın aldıkları çekişme konusu taşınmazın maliki oldukları diğer parsellerle tevhit edilerek yeni bir taşınmaz oluşturulduğunu ve üzerine hali hazırdaki otelin inşaa edildiğini, taşınmazın şirkete sermaye olarak konulduğunu, muvazaanın bulunmadığını, mirasbırakanın terekesinde çok sayıda malının olduğunu, mirasbırakan tarafından davacı …’a pek çok kazandırmada bulunulduğunu, mirasbırakana ait yüksek miktarlı paranın davacılar arasında paylaşıldığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli ve 2017/215 E., 2020/169 K. sayılı kararıyla, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davalılar vekilleri, yerel mahkemedeki beyanlarını tekrarla, dosyanın Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/566 Esas sayılı dosyası ve Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/182 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesi gerektiğini, müvekkillerinin dava ehliyeti olmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, kararda vekalet ücretinin hatalı olduğunu, hükme dayanak bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, delillerinin toplanmadığını, eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 27/04/2021 tarihli, 2020/1330 Esas, 2021/730 Karar sayılı kararıyla, mirasbırakanın davacılardan mal kaçırma kastı ile hareket etmesini gerektirecek somut bir nedenin varlığının ve temlikin muvazaalı olduğu iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı, mirasbırakanın terekesinde çok sayıda mal bıraktığı, satış bedeli ile rayiç değer arasındaki farkın tek başına muvazaanın ispatına yeterli olmadığı gerekçeleriyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili, mirasbırakanın temlikinin muvazaalı olduğunu, maddi durumunun çok iyi olduğunu, mal satmaya ihtiyacının bulunmadığını, taşınmazın satış bedeli ile gerçek bedeli arasında fahiş fark bulunduğunu, bedelin ödenmediğinin açık olduğunu, mirasbırakanın doğup büyüdüğü Yozgat ilinde gelenek olarak erkek çocuklarına üstünlük tanındığını, davacıların tüm iddialarını ispatladıklarını ancak davalı tarafın savunmalarını ispatlayamadıklarını, istinaf mahkemesi gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mirasbırakanın çocukları ile arasında husumet olup olmadığı hususunun muris muvazaası davalarında aranan bir kriter olmadığını, mirasbırakanın kalan malvarlığının yüzmilyon lira olduğuna dair yazılı gerekçenin gerçeği yansıtmadığını, Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/182 Esas sayılı dosyasında görülen davanın eldeki dava ile bir ilgisinin bulunmadığını, Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/299 Esas, 2019/211 Karar sayılı dava dosyasında mirasbırakan tarafından eldeki davalı …’ın oğlu Gökhan’a yapılan temlik işleminin muvazaalı olduğunun kabul edildiğini belirterek istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı (V.3.2.) paragrafta yer alan yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Bölge Adliye Mahkemesince (IV.3.) paragrafta belirtilen şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalılar vekili için 3.815,00-TL duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 09/02/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.