YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9743
KARAR NO : 2011/16458
KARAR TARİHİ : 30.12.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.09.1988 gününde verilen dilekçe ile tenkis, birleşen dava davacısı … Demiralp vekili tarafından da 02.04.2001 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma aktine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; birleşen davanın reddine, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Demiralp vekili ile davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, müşterek murislerinin davacılardan mal kaçırmak kastı ile davalıların murisine ölünceye kadar bakma akti ile bir kısım taşınmazlarını bıraktığını ve bu akte konu olan bir kısım taşınmazlarla bunların dışında kalan bir kısım taşınmazları da kayıtsız şartsız 20.05.1983 ve 09.01.1986 tarihlerinde hibe ettiği belirtilerek, saklı paylarını aşan miktarın tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece, müşterek muris tarafından yapılan temliklerin ölümünden evvelki bir seneden önce yapılmış olması nedeniyle tenkise tabi olabilmesi için murisin diğer mirasçıların saklı paylarını ihlal kastı ile hareket etmesi gerektiği, bu durumun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 13.11.2000 tarihli 2000/12143 – 14035 esas ve karar sayılı ilamı ile “Müşterek muris, davalıların murisi ile ölünceye kadar bakma akti yapmış, daha sonra ölünceye kadar bakma akti konusu
taşınmazların dışında kalan taşınmazlardan da bir kısmını davalıların murisine kayıtsız şartsız 20.05.1983 ve 09.01.1986 tarihlerinde hibe etmiştir. Bu durumda davalıların murisi ölünceye kadar bakma akti karşılığında bakmıştır. O halde artık minnet duygusu ile temlikten söz edilemez. Mahkemece ölünceye kadar bakma akti konusu dışındaki temlikler yönünden saklı paylara elatma olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” belirtilerek karar bozulmuştur.
Bu davanın bozma kararından sonra yargılaması devam ederken, ölünceye kadar bakma aktinin diğer bakım borçlusu … eldeki dava ile birleştirilen 2001/11 – 22 esas ve karar sayılı dava ile ölünceye kadar bakma aktinin konusu davalıların murisi adına kayıtlı taşınmazların 1/2 payının iptali ile adına tescili için dava açmıştır.
Mahkemece davaların birleştirilmesine ve bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra, birleşen 2001/11 esas sayılı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, asıl dava yönünden ise; ölünceye kadar bakma aktinin konusu parseller yönünden davanın reddine, diğer parseller yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, birleşen dosyanın davacısı … Demiralp vekili ile her iki dosyanın davalılarının vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı … Demiralp’in tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı Ali Demiralp mirasçılarının temyizine gelince;
Tarafların ortak murisi …’in davalıların murisi Ali Demiralp’e bir kısım taşınmazlarını hibe ettiğini, bu hibenin mahfuz hisselerini ihlal ettiğinden tasarruf nisabını aşan miktarının tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmesine rağmen tarafların müşterek murisinin davalıların murisi Ali’ye ölünceye kadar bakma akti karşılığı bırakılan taşınmazların değerleri de hesaba katılmak suretiyle net tereke bulunarak, davacıların net terekeden mahfuz hisselerine düşen kısım ile temlik dışı terekeden miras paylarına düşen kısım arasındaki fark mahfuz hisseye tecavüz eden miktar olarak belirlenerek sabit tenkis oranı bulunmuş ve davacıların mahfuz hisselerine tecavüz eden miktar tespit edilerek adlarına tesciline karar verilmiştir. Ancak hükme esas alınan 09.10.2009 tarihli bilirkişi raporunda, yukarıda açıklanan bozma ilamında belirtilen davalıların murisi Ali’ye ölünceye kadar bakma akti karşılığı bırakılan taşınmazların değerinin de tereke hesabına katılması doğru olmamıştır.
Ayrıca, yine davalıların murisi Ali’ye ölünceye kadar bakma akti karşılığı vaat edilen taşınmazların yanlız 1/2 payı vaat edildiği halde hesaba bu taşınmazların tümünün değerinin de katılması doğru olmamıştır. Çünkü, müşterek muris …, 09.02.1981 tarihli ölünceye kadar bakma akti karşılığı, bakım borçlusu Ali Demiralp’e sözleşmeye konu parsellerin 1/2 payının devrini vaat etmiştir.
Mahkemece, yeniden bilirkişilerden bu hususlar da gözönüne alınarak rapor alınması, müşterek muris …’in saklı paya tecavüzü olup olmadığının belirlenmesi ve saklı paya tecavüz olduğunun tespit edilmesi durumunda saklı paya tecavüz eden miktarın iptaline karar verilmesi gerekir. Mahkemece, belirtilen bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle davacı … Demiralp’in tüm temyiz itirazlarının reddine, (2).bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran davalı tarafa iadesine, 30.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.