YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10089
KARAR NO : 2022/902
KARAR TARİHİ : 09.02.2022
MAHKEMESİ : KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine ilişkin verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, tarafların ortak mirasbırakanı … …’ün 4 ve 14 parsel sayılı taşınmazlarını ölümünden kısa bir süre önce mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak davalı …’e devrettiğini, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi satış bedelinin de düşük olduğunu, davalının taşınmazı satın alacak maddi gücünün bulunmadığını ve mirasbırakana herhangi bir bedel ödemediğini, müvekkilinin 1969 yılından bu yana Hollanda’da çalışarak birikimlerini mirasbırakana gönderdiğini, eski parayla 10 milyar lira karşılığında çekişmeli 14 parsel sayılı taşınmazı adi yazılı sözleşme ile mirasbırakandan satın aldığını, ancak yapılan işlem neticesinde miras payından mahrum bırakıldığını, yapılan işlemlerin kendisinden gizlendiğini ileri sürerek davaya konu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya süresi içerisinde cevap vermemiş, yapılan keşif sırasında taşınmazları resmi senette gösterilen bedellerle satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kayseri 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2019/545 E. 2021/26 K. sayılı kararıyla; satış tarihi itibarıyla mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacının olmadığı, davalının alım gücünün bulunmadığı, satış bedelleri ile gerçek bedeller arasında fahiş fark bulunduğu, temliklerin mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 105 ada 4 parsel ve 160 ada 14 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile 1/6 payının davacı adına, 5/6 payının ise davalı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davalıya yapılan satışların gerçek olduğunu, müvekkilinin devir tarihinde kahvehane işletmekte olup maddi gücünün taşınmazları satın almaya yettiğini, ayrıca mirasta denkleştirme ilkesi gereği de davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22/10/2021 tarihli ve 2021/836 E., 2021/804 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın taraflar dışında 4 mirasçısının daha bulunduğu, taşınmazların gerçek değeri ile satış değeri arasında fark bulunduğu, davalının alım gücünün olmadığı yönünde tanık beyanının bulunduğu, mirasbırakanın amacının oğlunu kollamak ve mirasçılardan mal kaçırmak olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.2.2. Öte yandan, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat külfeti 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi gereği davacı tarafa aittir.
3.2.3. 6100 sayılı HMK’nin 190/1. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” 4721 sayılı TMK’nin 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı olan ve kararın (V/3.2.) numaralı bentlerinde açıklanan yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre (III ve IV/3.) numaralı bentlerde gösterilen gerekçe ile yazılı karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin aşağıdaki paragrafta yazılan dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
3.3.2. Ne var ki, dava dilekçesinde talep edildiği gibi tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescile karar verilip, kalan payın davalı üzerinde bırakılması ile yetinilmesi gerekirken, davalının edinme sebebini değiştirecek şekilde onun adına da tescil hükmü kurulması doğru değil ise de; anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1. fıkrasının 1. ve 2. bentlerinde yer alan “kalan 5 payının ise Ahmet oğlu, 02/05/1969 doğumlu, 12224593312 T.C kimlik numaralı davalı … adına” cümlelerinin hükümden çıkarılmasına, her iki bentteki “tapuya kayıt ve tesciline” ifadelerinden sonra gelmek üzere “bakiye payın davalı üzerinde bırakılmasına” cümlesinin eklenmesine, kararın bu haliyle 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09/02/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.