YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9882
KARAR NO : 2022/1093
KARAR TARİHİ : 14.02.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL – TENKİS
Taraflar arasında görülen, tapu iptali ve tescil, tenkis istekli davada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne ilişkin önceki tarihli kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire tarafından yapılan inceleme sonucunda hükmün üçüncü kez bozulması üzerine Yerel Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda tapu iptali ve tescil, tenkis istemlerinin kabulüne dair verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan anneleri…’in, mirasbırakan babaları …’den kalan taşınmazları satarak, parasıyla diğer mirasçılarını miras payından yoksun bırakmak amacıyla 830 ada 35 parsel sayılı taşınmazı davalı adına satın alıp intifa hakkını kendi adına şerh ettirdiğini ileri sürerek, mahfuz hisseleri oranında tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22/06/2004 tarihli ve 2000/374 E., 2004/458 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 21.04.2005 tarihli ve 2005/4308 E., 2005/4887 K. sayılı kararıyla; “…Hal böyle olunca, mirasbırakandan tüm mirasçılarına intikal eden taşınır taşınmaz mallar ve haklar araştırılmalı, tapu kayıtları ve varsa öteki delil ve belgeler mercilerinden getirtilmeli her bir mirasçıya nakledilen malların ve hakların netelikleri ve değerleri hakkında uzman bilirkişiden rapor alınmalı böylece yukarda değinilen anlamda bir paylaştırma kastının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır…” gerekçesiyle bozulmuş, davacılar vekilinin karar düzeltme istemi, Dairenin 14.09.2005 tarihli ve 2005/9023 E., 2005/9513 K. sayılı kararı ile reddedilmiştir.
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 29/09/2009 tarihli ve 2005/391 E., 2009/407 K. sayılı kararıyla; tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile 72 nolu bağımsız bölümün 1/3’er pay ile davacılar adına tesciline, bakiye 1/3 payın davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Bozma Kararı
Dairenin 15.12.2010 tarihli ve 2010/11186 E., 2010/13422 K. sayılı kararıyla; ” …Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali tescil isteğine ilişkin olup, Mahkemece hükmüne uyulan Daire bozma kararında belirtildiği şekilde işlem ifa edilerek davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğrudur. Ancak, çekişmeye konu edilen anne Türkan’dan davalıya intikal ettirilen taşınmazın ½ payı olduğu halde davalının 3.kişiden edindiği kendisine ait olan ½ payın da kabul kapsamına alınmak suretiyle taşınmazın tamamı üzerinden davacıların miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi kabule göre de davacılar açtıkları davada; miras payı oranında iptal ve tescil istemeyip daha az olan mahfuz payı (saklı payı) istedikleri halde HUMK.’un 74.maddesi hükmü gözardı edilip istek aşılmak suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması da isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
6. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21/06/2011 tarihli ve 2011/187 E., 2011/342 K. sayılı kararıyla; tapu iptali ve tescil davasını kabulü ile 72 nolu bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı 1 / 2 (12/24) payının iptaline, taşınmazın 3/24′ er payının davacılar adlarına tapuya tesciline geri kalan 6/24 payın davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir.
7. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Bozma Kararı
Dairenin 08.05.2012 tarihli ve 2012/2160 E., 2012/5336 K. sayılı kararıyla; ” …Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde, tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (SABİT TENKİS ORANI) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (TMK.564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse, bu kısımlar bağımsız bölüm halinde taraflar adına tescil edilmelidir. Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde sözü geçen 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmayacağından, davalının tercihini kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmalı ve 11.11.1994 tarihli ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın tercih hakkının kullanıldığı gündeki fiyatlara göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak NAKTİN ödetilmesine karar verilmelidir. Hal böyle olunca, yukarıdaki esaslar doğrultusunda araştırma ve değerlendirme yapılması, gizli bağışa konu 1/2 pay yönünden hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, tenkis konusunda olumlu veya olumsuz hiçbir karar verilmemesi doğru değildir.‘’ gerekçesiyle bozulmuştur.
9. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11/11/2020 tarihli ve 2012/571 E., 2020/600 K. sayılı kararıyla; gizli bağışa konu 1/2 pay yönünden Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda tenkis yönünden inceleme ve hesap yapılmak üzere dosyanın bilirkişilere tevdii edildiği, davalı lehine tasarrufta bulunulan dava konusu gayrimenkulün değerinde bir azalma olmaksızın, sabit tenkis oranına göre bölünmesi mümkün olmadığından, MK.nın 564. madde hükmüne göre davalıya seçimlik hakkını kullanıp kullanmayacağının sorulduğu, davalı vekilinin 22/10/2013 havale tarihli dilekçesi ile müvekkilinin nakit ödeme yaparak malı seçebilmesi mümkün olmadığından, “parayı seçip malı vermek” yönünde seçimlik hakkını kullandığını beyan ettiği, seçim hakkının kullanıldığı tarih olan 22/10/2013 tarihi itibariyle davacılar tarafından, davalıya ödenmesi gereken toplam miktarın 375.379,80-TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın tapu iptali ve tescil ile tenkis yönünden kabulüne karar verilmiştir.
10. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
11. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili, temyize konu kararda, “375.379,80-TL tenkis alacağının tercih hakkının kullanıldığı 22.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine” hükmedildiğini ancak söz konusu tutarın depo ettirilmemiş olduğunu yine, seçimlik hakkın kullanılması ile davacılara tamamlatılması gereken harcın tamamlattırılmadığını, müvekkili aleyhine hükmolunan ilam vekalet ücretinin de hukuka aykırı olduğunu davacıların haksız dayanaksız olarak açmış oldukları haksız işgal davasının tefrikine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, her iki davanın birlikte görülmesi gerektiğini, müvekkilinin seçimlik hakkını kullandığı 22.10.2013 tarihinden bu yana ve özellikle son iki yılda taşınmazın gerçek değerinde ciddi bir artış meydana geldiğini, gerekçeli kararda yer alan tutarın İstanbul’un Nişantaşı semtindeki bir taşınmaz için gerçekçi olmadığını, yeniden değerleme yapılmasını talep ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
12. Gerekçe
12.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal tescil ve tenkis istemine ilişkindir.
12.2. İlgili Hukuk
12.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
12.2.2 Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya Türk Medeni Kanunu’nun 565. maddesinin 1,2 ve 3. bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde, özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken Türk Medeni Kanunu’nun 570. maddesindeki sıralamaya dikkat etmek, davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı Kanun’un 561. maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa, davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.
12.3. Değerlendirme
( IV/2. ), ( IV/5. ), ( IV/8. ) numaralı paragraflarda yer verilen ve hükmüne uyulan bozma kararlarında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (IV/9.) numaralı paragraftaki gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 14.408,19 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.