YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5905
KARAR NO : 2011/7304
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın feragat nedeni ile reddine dair verilen 08.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Davacının davasından vazgeçtiğinden bahisle mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan 30.09.2010 havale tarihli belgeden, davacı ile davalılardan Belediye arasında sulh protokolü düzenlendiği, buna göre davalı belediyenin davacıya 400,000,00 TL enkaz ve zilyetlik bedeli ile 35.000,00 TL taşınma masrafları ödemesine karşılık davacının davasında vazgeçmeyi kabul ettiği, daha sonra davacı vekilinin mahkemeye sunduğu dilekçeyle davadaki tüm taleplerinden ve davadan vazgeçildiğini bildirdiği görülmektedir.
HUMK’nun 91. ve 95.maddeleri uyarınca davadan feragat, kati bir hükmün hukuki sonuçlarını meydana getirir ve aynı konuda ileride açılacak dava için kesin hüküm oluşturur. Ne var ki feragat beyanının hakkın özüne ilişkin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı vekili ile davalı … vekili yukarıda sözü edildiği üzere bir sulh protokolü düzenlemişler, bu protokolde davalı … davacıya enkaz, zilyetlik bedeli ile taşıma masraflarına karşılık 435.000,00 TL ödemeyi kabul etmiş, davacı da bu protokole dayanarak davadan vazgeçtiğini
mahkemeye bildirmiştir. Olayın bu akışına göre, davacı vekilinin feragat beyanı hakkın özünden vazgeçme anlamında değildir. Bu feragat, bir sulh sözleşmesi sebebiyle mahkemeye bildirilmiştir. Davacı bu davranışıyla, davadan feragat etmemiş, sadece davayı geri almıştır. Bu sebeple de, geri alınan davanın ileride tekrar dava konusu yapılması olanaklıdır. O halde davacının, davadan vazgeçme değil davayı geri alma iradesi bulunduğundan ve bu irade HUMK’nun 95.maddesi anlamında “davadan vazgeçme” niteliğinde olmadığından, aynı yasanın 95.maddesi gereğince davanın reddini gerektirmez.
Mahkemece yapılan bu saptamalar gözden kaçırılarak, iradenin gerçekte davadan vazgeçme iradesi olmadığı halde davanın reddine karar verilmesi yasaya aykırı olmuştur.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.