YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16118
KARAR NO : 2011/9208
KARAR TARİHİ : 13.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının resen işyeri su abonesi olduğunu, abonelik su borcunu ödemediği için hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek 13.747,93 TL alacağın takip tarihinden işleyecek aylık % 2 ve değişen oranlarda gecikme cezası ile birlikte tahsili yönünde itirazın iptali ile takibin devamını ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- 25.2.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel … Sigortası Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 sayılı kanunun 1.maddesinin 9.fıkrası ile, 2560 sayılı kanun kapsamında kalan idarelerin, vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atıksu bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış, aynı kanunun 18.maddesi ile de borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir.
2010/16118-2011/9208
Dava konusu olayda, su kullanım bedelinin 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı; davalının, tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu sabittir. Hal böyle olunca, davalının hükümden sonra yürürlüğü giren 6111 sayılı yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tesbiti zorunludur. Mahkemece, davalının 6111 sayılı yasadan yararlanmak için davacı idareye müracaat edip etmediğinin belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın dava konusu olayda uygulanıp uygulanmayacağı yönünde araştırma ve değerlendirme yaparak hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, 13.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.