Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/11543 E. 2011/14540 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11543
KARAR NO : 2011/14540
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.11.2010 gününde verilen dilekçe ile ipotek ve hacizlerin terkini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davalı …A.Ş. yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen 08.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. ve duruşmasız temyizi davalılar; Tekstil Bank vekili, Asya Katılım Bankası vekili, Girişim Varlık Yönetim A.Ş. vekili ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29.11.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Yapı Kredi Bankası vekili Av. … , Hazine vekili Av. … ile karşı taraftan davacılar vekili Av…. geldiler. Başka gelen yok. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, … ada 2 sayılı parsel üzerindeki binanın 5.kat 10 numaralı bağımsız bölümünün tapu kaydına işlenen ipotek ve ihtiyati haciz şerhlerinin terkini istemleriyle açılmıştır.
Davalılardan Akbank …Ş., davanın husumet yönünden reddi gerekeceğini bildirmiş, diğer davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı …A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, 4163 ada 2 sayılı parsel üzerindeki 10 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydına işlenen ipotek ve haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı …A.Ş. dışındaki diğer davalılar temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; 10 numaralı bağımsız bölümün tapuda … adına kayıtlı olduğu, bu kişinin 14.11.2005 tarihinde taşınmazı …’a tapuda sattığı, davacıların muvazaa iddiasına dayalı olarak 25.07.2007 tarihinde son kayıt maliki …’ı hasım gösterip tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu, davasının kabul edildiği ve dosyanın Yargıtay denetiminden geçerek kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacılar, tapu iptali tescil davasını açtıkları 25.07.2007 tarihinde ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, bu istekleri de kabul edilerek ihtiyati tedbir şerhi 25.07.2007 tarihinde tapu kütüğüne işlenmiştir.
Burada öncelikle ihtiyati tedbir kararının niteliği üzerinde durulması gerekecektir. Toplumsal yaşamın gereği olarak kişiler arasında meydana gelen çekişmelerin iradi biçimde bir çözüme ulaştırılamaması halinde, çözümün dava ve yargılama süreci içerisinde aranması gerekecektir. Fakat, dava ve yargılama az veya çok belli bir sürenin geçmesini gerektirir. Bu zaman içerisinde, hızlı bir şekilde karara bağlanmayı icap ettiren vakıaların olması olasıdır. Ayrıca, uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak bir takım kayıplar da gündeme gelebilir. Bu nedenlerle, dava süreci başlamadan veya dava süreci bitinceye kadar mevcut risklerin ortadan kaldırılması amacıyla “geçici hukuki koruma” tedbirine başvurulabilir. 6100 sayılı HMK’nun 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir de esas hakkındaki hükme kadar taraflar açısından davanın uzamasından kaynaklanan sakıncaları gidermek ve geçici hukuki koruma sağlamak, böylelikle davacının açmış olduğu davayı kazanması halinde dava konusu olan şeye kavuşmasını daha dava sırasında güvence altına almak amacıyla başvurulan geçici hukuki korumalardandır.
Somut uyuşmazlıkta, davacılar kayıt maliki … aleyhine 25.07.2007 tarihinde tapu iptali ve tescil davası açmış, ihtiyati tedbir aynı tarihte kayda işlenmiştir. Kayıtta bu tarihten önce davalılardan Yapı Kredi Bankası A.Ş. lehine 16.02.2007 tarihinde işlenen ipotek şerhi dışında tapu kütüğüne kaydedilmiş herhangi bir şerh yoktur. Bunun dışındaki kayda düşülen ihtiyati haciz şerhleri, ihtiyati tedbir kararından sonraki tarihleri taşınmaktadır.
Taşınmazın kaydına, 25.07.2007 tarihinde işlenen ihtiyati tedbir kararı bu tarihten sonra üçüncü kişiler için de alenilik oluşturacağından, bu tarihten sonraki haciz şerhleri haciz alacaklıları için Türk Medeni Kanununun 1020.maddesindeki “tapu sicilinin açıklığı prensibi” gereğince hüküm ifade etmeyeceğinden, bu tarihten sonra kayda düşülen haciz şerhlerinin terkininde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre 18.10.2007, 06.11.2007, 08.01.2008, 01.02.2008, 07.03.2008, 07.07.2008, 06.03.2009 ve 26.05.2009 tarihli ihtiyati haciz şerhlerinin terkininde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükmü temyiz eden davalılar Hazine, Asya Katılım A.Ş., Tekstil Bank A.Ş., Girişim Varlık Yönetim A.Ş.’nin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş.’nin temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda sözü edildiği üzere davalı banka lehine taşınmazın tapu kütüğüne tescil edilen ipotek 16.02.2007 tarihlidir. Bu tarih, 25.07.2007 olan ihtiyati tedbir kararının tescili tarihinden öncesini taşımakta olduğundan, yine az önce sözü edilen Türk Medeni Kanununun 1020.maddesindeki “tapu sicilinin açıklığı prensibi” uyarınca davalı banka ile kayıt maliki … arasında el ve işbirliğinin varlığı iddia edilip ispat edilmediği sürece davalı bankaya hak sağlar. Açıklanan bu nedenle davalı banka hakkındaki davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. yararına bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalılar Hazine, Asya Katılım A.Ş., Tekstil Bank A.Ş., Girişim Varlık Yönetim A.Ş.’nin bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. yararına BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş.’ye verilmesine, 29.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.