Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3385 E. 2011/2120 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3385
KARAR NO : 2011/2120
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat arzu … ile davalılar vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, … ’in çiftçi olup davalı …’ın ise halde komisyoncu olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre davacı …, 2007 yılı hasat zamanında elde ettiği ürünleri toptan davalıya vermek karşılığında toplam 175.000 TL nakit para ile 37.700 TL’lik biber fidesi aldığını, bu şekilde davalıya 212.700 TL borçlandığını, bu borca karşılık davalıya 4 adet toplam 247.700 TL’lik senet verdiğini, aralarındaki anlaşmaya göre peyderpey ürün teslim edildikçe senetlerin geri verileceği fakat borcun tamamını kapatacak ürün teslim edilmediği gerekçesiyle senetlerin teslim edilmediğini, yapılan hesaplama sonucunda davalıya 240.000 TL ürün teslim edildiğini, fakat komisyoncuların uygulaması nedeniyle davalının %15 oranında komisyon kestiğini, ürün bedelinin 188.000 TL olarak sayıldığını, gerçek borcun 212.700 TL olmasına ve bundan 188.000 TL ürün bedeli düştükten sonra 30.000 TL borcu kalmasına rağmen senetlerin davalı tarafından geriye verilmediğini, davalının 120.000 TL alacaklı olduğunu beyan etmesi ve bu miktarda yeni bir senet verilmesi durumunda senetlerin iade edileceği, aksi halde senetlerin icraya konulacağı tehdidinde bulunması sebebiyle davalıya yeniden 40.000 TL faiz ilavesiyle diğer davacı …’ın da kefil olduğu 160.000 TL’lik takibe ve davaya konu senedin verildiğini, bu senedin manevi baskı ve ikrah altında alındığını ileri sürerek … 4. İcra Müdürlüğünün 2008/487 esas sayılı takip dosyasından davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddi ile İİK’nun 72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini istemiştir.
2010/3385-2011/2120
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK.nun 72/4 maddesi hükmüne göre; menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararı karşılığında bir tazminatı mahkum eder. Mahkemenin alacaklı lehine hükmedeceği bu tazminat alacağın yüzde kırkından az olamaz. Somut olayda davalı, davacılar aleyhine … 4. İcra Müdürlüğünün 2008/487 sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış ve borçlu davacıların talebi üzerine mahkemece, İİK.nun 72/2 maddesi gereğince takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ve bu karar icra müdürlüğünce uygulanmıştır. Bu halde alacaklının alacağını geç alması sebebiyle İİK.nun 72/4 maddesi gereğince davalı lehine %40 tazminat hükmolunması gerekirken, bunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince mahkeme kararının hüküm bölümünün 2.bendinde yer alan “Davalı tarafın tazminat isteminin de reddine” cümlesinin çıkarılarak yerine aynen “takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %40 oranında tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine” sözlerinin ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 2.086.10 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 17,15 TL peşin alınan temyiz harcının davalılara iadesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.