YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10081
KARAR NO : 2022/1211
KARAR TARİHİ : 16.02.2022
MAHKEMESİ : KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : EREĞLİ (KONYA) 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptal-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakanı… tarafından satın alınan 6 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan adına tescil edilmeyip davalı ikinci eşi Sevim adına tescil edildiğini, yapılan işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıdnın iptali ile miras payı oranında tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, çekişme konusu taşınmazı Almanya’da çalışarak kendi birikimleri ile aldığını ve çalışmaları neticesinde Almanya’dan emekli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli ve 2019/177 Esas – 2021/363 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın dava dışı Mustafa Yanoğlu ve Fatma Gözneli adına kayıtlı iken 24/08/1987 ve 12/03/1990 tarihlerinde satış suretiyle davalıya devredildiği ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İBK’nın mirasbırakan adına hiç tapuda kaydedilmemiş taşınmazlarda uygulanamayacağı, tenkis iddiasının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Yargıtayın yerleşik uygulamaları gereği davanın kabul edilmesi gerektiğini, dinlenen davalı tanık beyanları ile çekişme konusu yerin mirasbırakan ve davalı tarafından birlikte satın alındığının kanıtlandığını, mirasbırakanın kendi satın aldığı payı adına tescil ettirmeyerek muvazaalı işlem yaptığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2021 tarihli ve 2021/1147 Esas – 2021/1192 Karar sayılı kararıyla; 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İBK’nın mirasbırakanın tapulu taşınmazları bakımından uygulanabilir nitelikte olduğu, dava konusu taşınmazların ise mirasbırakan tarafından davalıya
devredilmediği dikkate alındığında davada 01/04/1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı ve davacının tenkis isteminin de bulunmadığı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Yargıtayın yerleşik uygulamaları gereği davanın kabul edilmesi gerektiğini, dinlenen davalı tanık beyanları ile çekişme konusu yerin mirasbırakan ve davalı tarafından birlikte satın alındığının kanıtlandığını, mirasbırakanın kendi satın aldığı payı adına tescil ettirmeyerek muvazaalı işlem yaptığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
3.Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında açılan tapu-iptal tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Muris muvazaasında, 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İBK’da değinildiği üzere, bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılarının, görünürdeki satış sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu’nun 19. (BK 18.) maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilecekleri kabul edilmektedir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, III. ve IV.3. numaralı paragrafta belirtilen karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16/02/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.