YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5826
KARAR NO : 2012/1075
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, davacı … sahibince açılan yapım işine ait ihalenin davalı şirket üzerinde kalmasına rağmen sözleşme yapılmaması yüzünden davacı … sahibinin uğradığı zararın bir kısmının daha önce açılan davada belirlenip karara bağlandığı ileri sürülerek kalan kısmın tahsili istemiyle 06.04.2010 tarihinde açılmış, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili tarafından, mahkemece uzatılan cevap süresi içerisinde alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ve davacı da zamanaşımı def’inin süresinde yapılmadığına dair bir iddia da bulunmamıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu tür sözleşmelerden doğan alacak istemleri BK’nın 126/IV. maddesi uyarınca beş senelik zamanaşımı süresine tâbidir. Her ne kadar bu davadan önce 17.05.2004 tarihinde aynı konuda fazla haklar saklı tutularak dava açılmış ise de ilk davada fazla hakların saklı tutulmuş olması kalan alacak talepleri açısından zamanaşımını kesmeyeceğinden ve olayda başkaca zamanaşımını kateden veya tatileden sebepler iddia edilip delillendirilmediğinden bu davaya konu edilen alacağın ilk davanın açıldığı tarih ile eldeki davanın açıldığı tarihler dikkate alındığında zamanaşımına uğradığı kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece davanın zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle reddi yerine esasının incelenmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak … duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 23.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.